moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Ayvalık Hatıraları: Ağaç Evde Mangal Keyfi

0 129

Nurşen’le Sarımsaklı – Ayvalık’ta tatil yaparken tanıştım Ümit’le, birkaç gün işlettiği pansiyonda kaldık. Kendisinin İzmir – Çanakkale yolu üzerinde, elleriyle inşa ettiği bir ev var ki tatilimin birkaç güzel saatini orada geçirdim; bir grup arkadaşla beraber bu ağaç evde mangal keyfi yaparak. Gruptaki herkesi tanımıyordum ama yeni tanıdıklarım da keyifli insanlardı, cidden güzel bir gece oldu.

 

Ev de yani, öyle bir ev ki Ümit’in ağaç evi diye reklamı yapılsa ne bileyim, hafta sonu kaçamakları için, bazı sürpriz organizasyonlar, mangal partileri için falan pekala gider. Öyle manzaralı bir yerde değil ama otantik havalı yapıları sevenlerin hoşuna gidecek bir mekan ve içi tam bir bohem tarzı dekorasyon örneği olacak şekilde döşenmiş. Ümit vintage objeler, antika parçalar falan toplamayı seven biri, ev için de böyle şeyler kullanmış ve bunlar evin havasına cuk oturmuş.Küçük bir mekana bir sürü şey serpiştirildiği için biraz kalabalık bir hava var ama itici durmuyor. Tuvaletin duvarındaki ayna ve taşlar hep sağdan soldan toplanıp işlevsel hale getirilmiş şeyler, evin sahibi böyle bir zevki ve bu konularda becerisi olan biri bir kere, uğraşmış, özenmiş, döktürmüş. Eve giden yol biraz kötü ama arabayla sorun olmuyor.

Neyse, ben işin şöminede mangal keyfi kısmına geleyim. Tahmin edeceğiniz şeyler aslında; köfteler, etler, salata malzemeleri, biralar, rakılar alındı; davetlilerden biri barbunya pilaki getirmiş bir de. Güneş enerjisi ile aydınlatma sisteminin kullanıldığı bu evde içerisi hep biraz loş, böylece şömine yandığı zaman ortam daha otantik, daha güzel görünüyor. Acıkmışsın, mangaldaki köfteler kokmaya başlıyor, kokuya için gidiyor, bir yandan herkes ufak tefek bir şeylerle uğraşıyor, salata yapmakla, masayı hazırlamakla falan; bir yandan geyik muhabbetleri dönüyor, dışarıdan köpek sesleri geliyor, içerisi başka bir dünya. Bunların hepsi bir araya gelince öyle güzel oluyor ki. Basit bir şekilde hazırlanmış bir masanın etrafına diziliyorsun, muhabbetin biri bitip biri başlıyor, ilgini çeken bir konuysa kulaklarını dikiyorsun, katılıyorsun, dinliyorsun, söylüyorsun, gülüyorsun…İyi hissediyorsun kendini o saatler boyunca, hafif hissediyorsun. Binanın biraz western bir havası var böyle, country tarzı mangal partisi yapıyor gibiyiz, gibiydik yani; az sonra Red Kit Düldül’ü dört nala sürerek gelse de aramıza katılsa şaşırmazdım herhalde. Ne güzel olurdu aslında, çocukluğumdan beri hayranıyım kendisinin.

Sarımsaklı plajları ve Ayvalık sokakları ve ağaç evde mangal keyfi ve eski arkadaşlar ve yeni insanlar ve Biz Sanat Evi ve Ayvalık lor tatlısı ve şu ve bu ve tatilden dönüş ve çalışmaya ısınma çabaları. Çalışmayı severim, uğraşlarımı severim ama bu yaz fazla gezdim, fazla dağıldım sanki; bir türlü eski verimle çalışamıyorum. Kış biraz daha yaklaşınca yine o havaya girmeyi umuyorum. İyi çalışırsam gelecek yaz yine böyle gezebileceğimi hayal ederim, o gaz verir bana.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.