moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Az Ama Sık Yeme Meselesi

0 96

Kilo vermek isteyen hemen herkesin hayatında yeri olan bir ifadedir ‘Az ama sık yemek lazım’ ifadesi. Bunun mantığı gün içinde alınması gereken kalori miktarını dolu dolu 3 öğün olarak değil 5 – 6 öğüne bölünmüş olarak almanın metabolizmayı hızlandırmak açısından daha doğru olduğudur. Öte yandan, günde 3 öğün yemenin kilo kontrolü yapmayı kolaylaştırdığını gösteren araştırmalar da var. Bu da nasıl oluyor; bu şekilde beslenince metabolizmamız kendini buna göre ayarlıyormuş, insülin dengesizlikleri yaşamıyormuşuz. Bilimsel araştırmaların böyle 2 farklı sonuç vermesinde şaşılacak bir şey yok aslında. Çünkü kanda insülin ve şeker ayarlarını etkileyen çok sayıda faktör var ve bunların iştah üzerindeki, kilo durumu üzerindeki etkisi kişiden kişiye değişiyor. Sizin için hangisinin doğru olduğunu öğrenmek istiyorsanız iyi bir diyetisyenle görüşüp kişiye özel diyet uygulamanızda fayda var, özellikle de çok kilo vermeniz gerekiyorsa.

Şunu da bilmek gerekiyor; ara öğün demek yerli yersiz bir şeyler atıştırmak demek değil. Aç olmadığınız halde sırf az ama sık yeme prensibine uygun davranmak için bir şeyler yerseniz, hele ki bu yedikleriniz yüksek kalorili, yağlı, şekerli gıdalar olursa kilo veremezsiniz. Hipoglisemi, yani kan şekerinin düşmesi söz konusu değilse, açlık hissetmiyorsanız sıklıkla bir şeyler atıştırmanız doğru değil, bu durumda pankreas aşırı insülin salgılar ve insülin direnci oluşur.  Zayıflamak uğruna aç kalmak da doğru değil, aç olmadığınız halde bir şeyler yemek de. İnsülin direnciniz olduğu halde azar azar ve sık sık yerseniz kanınızdaki insülin seviyesi düşmez. Kan şekeriniz düştüğü zaman protein ağırlıklı ara öğünler yemelisiniz ama böyle bir durum yoksa 3 ana öğün tüketmek sizin için daha uygundur. Osman Müftüoğlu böyle düşünüyor, ben kendisinin yalancısıyım.

Gelelim az miktarda ve sıklıkla yeme gereğinin mantığına; burada asıl amaç uzun saatler boyunca aç kalmamak, çünkü o zaman düşüyor insanın kan şekeri işte. Kan şekerinin düşmesi durumunda da insanlar yüksek kalorili gıda maddelerine yöneliyorlar çoğunlukla. Ayrıca uzun süre aç kaldığımız zaman metabolizmamız elindeki stoklarla idare etmek için yavaşlıyor, n’apsın o da, ortama bir şeyler girmesi lazım ama saatlerdir girmiyor – mesela. Ayrıca, az ama sık yeme durumunda, bir sonraki öğüne açlıktan gözümüz dönmüş bir vaziyette oturmuyoruz ve makul miktarda yiyoruz.

Şunu da unutmamak lazım ki insanın kendini herhangi bir besin maddesinden mahrum bırakması doğru değil, doğada bulunan ve yenilip içilebilecek her şeyin bir mantığı, bir esprisi, az – çok bir faydası var. Önemli olan her şeyden gerektiği kadar yemek ve özellikle fazla kilo sorunu varsa, yüksek kalorili gıdaları çok ölçülü bir şekilde tüketmek. Kilo sorunumuz olmasa bile dengeli beslenmemiz lazım çünkü yeyip içmek sadece kiloyla ilgili bir durum değildir, nasıl yeyip içtiğimiz genel sağlığımızı da etkiler.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.