moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmenin 6 Yolu

0 7

Güçlü bir bağışıklık sistemi vücudumuzu hastalıklardan korumaktan kilo verme konusunda bize yardımcı olmaya, gün içinde enerjik olmamızı sağlamaktan zararlı maddelerin vücudumuzdan atılmasını sağlamaya kadar pek çok konuda en büyük yardımcımızdır. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için çeşitli ilaçlar kullanmak mümkün olsa da aslında bunu yapmanın en doğru yolu öncelikle sağlıklı beslenme alışkanlığı geliştirmek ve yaşam tarzımızda uzun vadeli, sürdürülebilir değişiklikler yapmaktır. Yazımızda size başlangıçta biraz zorlayıcı gelebilecek, ancak kısa bir alışma evresinden sonra yaşam tarzı haline getirerek bağışıklığınızı bir ömür boyu kuvvetli tutmanıza yarayacak yöntemlerden birkaçı.

 

1. Sigarayı bırakın.

Hem sigara içmek, hem de pasif içici olarak sigara dumanı solumak yalnızca bağışıklık sisteminizi değil, genel anlamda vücut sağlığınızı olumsuz etkiler ve ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Sigara dumanında bulunan 4000 civarındaki kimyasal maddeden en az 43’ünün kanserojen nitelikte olduğu kanıtlanmıştır. Sigara içmek kalp rahatsızlıklarına, akciğer kanserine ve kronik ciğer rahatsızlıklarına davetiye çıkarır. Bu zararlı alışkanlığı mesane, pankreas ve böbrek kanserleriyle ilişkilendiren çalışmalar da mevcuttur. Pasif içiciliğin de size bundan daha az zarar vereceğini söylemek mümkün değildir. Vücudunuzun potansiyel sağlık sorunları ve bağışıklık problemleri ile kendi yöntemleriyle, olması gerektiği gibi baş edebilmesi adına onu sigara dumanıyla boğmaktan vazgeçmenizi şiddetle tavsiye ederiz.

2. Yeterli ve sağlıklı uyku uyumaya çalışın.

Uyku eksikliğinin bağışıklık sisteminiz üzerindeki yıpratıcı etkisi tahmin ettiğinizden daha fazladır. Bu duruma kanıt olarak final haftası boyunca sabahladıktan sonra hastalanıp günlerce yataktan çıkamayan üniversiteli gençleri göstermek sanırız yeterlidir. Sabah uyandığınızda kendinizi bitkin hissediyorsanız bu durum yeterince uyumadığınızı ya da uyuduğunuz uykunun kalitesiz olduğunu gösterir. Her iki ihtimal de bağışıklık sisteminiz için tehlike çanlarının çaldığına işaret eder. Kalitesiz uyku bağışıklık sisteminizi zayıflatmanın yanı sıra vücuda girmesi muhtemel mikroplarla savaşan kan hücrelerinin sayısının da azalmasına neden olur. Araştırmalar uzun süren uyku bozukluklarının kalp rahatsızlıklarına kadar varabilen ciddi olumsuz sonuçları olabileceğini ortaya koymuştur. Çok nadir özel durumlar haricinde her gece sağlıklı bir uyku çekmek bağışıklık sistemini güçlendirmek ve güçlü tutmak için edinilmesi gereken en temel alışkanlıklardan biridir.

3. Stresten uzak durun.

Stres vücudumuzun kimi durumlara karşı verdiği doğal bir tepkidir ve düşük düzeyde olduğu sürece motive edici etkileri bile olabilir, ancak kronik stres bağışıklık sistemimizin hastalıklarla baş etme yetisinin büyük ölçüde azalmasına neden olur. Kısa süreliğine yaşanan yoğun stres durumu dahi bizi soğuk algınlığı gibi hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirirken hayatın geneline yayılan uzun süreli stres kanser hücrelerinin üreme hızının artmasına kadar varan sonuçlar doğurabilir.

4. Hareketsiz olmayın.

Yüksek kan basıncı, kalp krizi ve tip 2 diyabet gibi hastalıkların pek çoğuna yakalanma ihtimalinizi düzenli egzersiz yaparak büyük ölçüde azaltabileceğinizi biliyor muydunuz? Haftada 4 gün yalnızca yarım saatlik yürüyüşler yapmak bile bağışıklık sistemini desteklemek konusunda mucizevi sonuçlar yaratabilir. Eğer mesleğiniz gereği oturarak çalışmak zorundaysanız internetten oturarak yapılan basit egzersizleri araştırıp her iş gününüzün 10 dakikasını bunlara ayırmanız bağışıklık yetersizliğinden kaynaklanan sorunlarınız hissedilir biçimde azalacaktır.

5. Sosyal olun.

Kendinizi sosyal ortamlardan soyutlamanın sonuçları zannettiğinizden daha ağır olabilir. Yapılan araştırmalara göre evde, işte ve toplum içinde insanlarla ne kadar az zaman geçiriyorsak hastalanma ve beynimizi strese neden olan kimyasallarla doldurma ihtimalimiz o kadar artıyor. Düzenli olarak başka insanlarla birlikte sosyal ve kültürel aktivitelere ya da spor aktivitelerine katılan kişilerin yaşam süreleri dahi sosyal hayattan izole, çoğunlukla eve kapalı ya da ev ile iş arasında gidip gelmekle geçen bir hayatı tercih edenlere göre daha uzun oluyor.

6. Gereksiz yere antibiyotik kullanmayın.

Bir kez hastalığa yakalandıktan sonra, hele bir de bağışıklık sistemini güçlendirmek için vaktimiz yoksa ve hemen ayaklanmamız gerekiyorsa, çoğumuz iyileşmek için antibiyotiklerden medet umuyoruz. Oysa vücudumuzun, daha doğrusu vücudumuzda bulunan bakterilerin antibiyotik direnci geliştirmesi gelecekte pek çok hastalığa yakalanma olasılığımızın artmasına, bunlarla doğal yoldan başa çıkabilme yeteneğimizin ise körelmesine neden oluyor. Günümüzde pek çok uzman bilinçsiz antibiyotik kullanımı ve başlanan antibiyotiklerin bitmeden bırakılması nedeniyle birkaç yıl içinde en basit hastalıkları tedavi etmek için bile son derece ağır ilaçların kullanımının zorunlu hale geleceği konusunda uyarıcı açıklamalar yapıyorlar. Bu konuda bireysel olarak alınabilecek önlemlerin arasında antibiyotikleri yalnızca bakteri kaynaklı hastalıklarda kullanmak, başlanılan antibiyotik kutusunu mutlaka sonuna kadar kullanmak, hastalıklardan kaçınmak için antibiyotik kullanımına kesinlikle başvurmamak, antibiyotik içeren ilaçları daha sonra kullanmak için saklamamak, antibiyotikleri başkalarına tavsiye etmemek ve anti bakteriyel özellikli temizlik malzemelerini uzun süreler boyunca kullanmamak bulunuyor.

Bağışıklık sistemini güçlendiren gıda maddeleri için tıklayın

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.