moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam
ankara escort, ankara escort, ankara escort, avcılar escort, şişli escort, sincan escort, çankaya escort, eryaman escort, etlik escort, keçiören escort, cebeci escort, pendik escort, kartal escort, maltepe escort, istanbul escort,

Çocuklarımla Da Gezerim: Borangiller Tren Garı Müzesi’nde

Tatil - Gezi

9 Şubat 2017 yazan Hatice Elif Boran

Gezmek her zaman güzeldir. Bir de gezerken etrafınızı dikkatlice inceleyip ne var ne yok diye bakmak ayrı bir marifettir. Biraz dikkatli ve detaylı incelemekten hiçbir zaman zarar gelmez diye düşünüyorum. İyi ki de öyle düşünüyorum.

 

Eminim hepimiz Marmaray’a binip Sirkeci’den çıkmışsınızdır. Kaçınız tarihi garın içindeki müzeyi  fark etti? Ben bir süre önce  Marmaray’dan çıkarken, bilet gişesindeki görevliye yönelttiğim, ‘Orası nedir?’ sorusunun ardından fark ettim orada bir Tren Müzesi olduğunu. Müzeyi gezmem gerektiğine, çocuklarımın da görmesi gerektiğine kanaat getirdim ve okulların Şubat tatiline girdiği süreçte kızım ve oğlumla birlikte Sirkeci yollarına düşüp önce Tren Müzesini, ardından Sirkeci Büyük Postane ve Türkiye İş Bankası müzelerini gezdik. Hava muhalefetinin engel olamadığı güzel bir gezi gününden ilk izlenimlerim Tren Müzesinden olacak. Bu arada Yunanistan gezimi tek ve kadın başıma yapmamdan esasla başlık vurgum tek başınalık üzerine olmuştu. Ama tren müzesini kızım ve oğlumla gerçekleştirdiğime göre biz Borangiller olmuşuzdur!

demiryolları müzesi-sirkeci

 Sirkeci Tren Garı Müzesi çok büyük olmamakla birlikte buram buram tarih kokan bir mekan. Daha büyük bir alanda kurulmuş olsaydı tarihi bu derece solur muyduk, sanmıyorum. Müzenin en önemli eksiği ise rehberlik hizmetinin verilmemesi. İçerideki görevli bayan, müzenin tek çalışanı olduğu için rehberlik yapamıyor. Halbuki Viyana’da gezdiğim hayli büyük bir alana yayılan Tramvay Müzesinde müzeyi gezenlere rehberlik hizmeti veren çok sayıda kişi var. Bizdeki Tren Müzesinde ise canla başla çalışan 1 kişi. Yine de kendisinden edindiğimiz ve o güne kadar hiç duymadığımız bilgiler sayesinde müzenin içini daha bilinçli gezme olanağı edindik. Bu arada müzeyi gezmenizi, anne veya baba iseniz çocuklarınıza gezdirmenizi öneririm. Eminim ki çocuklar okulda derslerde edindikleri tarih bilgisinden çok daha keyifli bir ortamda tarih bilgisiyle donanacaktır.

45.50 metrekarelik bir alana yayılan İstanbul Demiryolları Müzesi (Birkaç farklı şekilde anılan müze tam olarak bu isimle açılmış) insanlara demiryolu sevgisini aşılamak, gelecek kuşakların eski zamanlarda kullanılan objeleri tanımasını ve bu objelerin kaybolup yok olmasını engellemek amacıyla açılmış. (23 Eylül 2005) Sirkeci Garı ağırlıklı 300 civarında eserin sergilendiği Tren Müzesi Pazar ve Pazartesi günleri kapalı oluyor. Haftanın diğer günlerinde müzeyi ziyaret edebileceğiniz saatler şöyle: 09.00 – 12.30 arası ve 13.00 – 17.00 arası. Girişin ücretsiz olduğunu da belirtmek isterim. Burada görebileceğiniz bazı eserleri sıralayayım şimdi de:

istanbul demiryolları müzesi

Osmanlı döneminden kalma evrak, harita, plan – proje vb. belgeler

Orient Ekspresi’nden kalan malzemeler,

Kuruluşun kullandığı makine, araç ve teçhizat malzemeleri,

Kuruluşun kapatılmış birimleri arasında yer alan Hastaneler ile TCDD Pratik Sanat Okulu ve TCDD Meslek Lisesi’nden kalan fotoğraf ve objeler,

Çalışır durumdaki tren maketi,

Sirkeci’de hizmet veren ilk elektrikli banliyö treninin makinist bölümü.

1955 yılında elektrikli tren işletmeciliğine geçişin sembolü olan trenin makinist bölümü müzenin en ilgi çeken kısımları arasında yer alıyor. Müzenin bir tarafında da 1961’deki Türkiye’den Almanya’ya işçi göçünün duygusal anlarında çekilmiş kareler ve efsane Orient Ekspres’den kalmış materyaller görebilirsiniz.

İstanbul Demiryolları Müzesi bilmediğiniz birçok konuda bilgi sahibi olmanızı sağlayacak donanıma sahip. Örneğin biz ülkemizde ilk defa 1915’de demiryollarına eğitimli işgücü yetiştirmek amacıyla bir okul açıldığını (İzmir Şimendifer Okulu) müze gezimizde öğrendik. Demiryolu idaresinin ihtiyaç duyduğu elemanları hem bu okulun mezunlarını istihdam ederek, hem de Haydarpaşa Harekat Münakalat Mektebi ve açtığı farklı branşlardaki kurslarda yetiştirdiğini de öyle. Bu alanda Cumhuriyet döneminden itibaren yapılan atılımlara gelince;

sirkeci tren garı müzesi

1 Ekim 1942’de Ankara’da açılan ve amacı hızla gelişmekte olan demiryolu işletmeciliği için nitelikli personel yetiştirmek olan Demiryolu Meslek Okulu 7 yıllık ilk faaliyet döneminde 500 mezun vermiş. 1946’dan sonra okula öğrenci kabul edilmemiş, çünkü yeniden kapatılması düşünülüyormuş. 1949’a kadar lise seviyesinde olmak üzere yol, hareket ve muamelat derslerinin verildiği okul 1945 – 1946 öğretim yıllarında kabul ettiği öğrencilerin mezun olmasından sonra, 25 Şubat 1950’de kapatılmış. 1955’de Eskişehir’de, aynı dallarda eğitim vermek üzere tekrar açılmış. 1957’de Ankara’daki eski binasına taşınmış. 1959 – 1960 öğretim yılının sonuna kadar 326 öğrenciyi mezun eden okul 1964’de bir kere daha kapatılmış. Öğrencileri Ankara Yükseliş Koleji’ne gönderilmiş ve oradan 1965’de mezun olmuşlar.  1973’de Eskişehir’de Demiryolu Meslek Lisesi ismiyle yeniden açılan okul 1998’de kapanana kadar 4.198 demiryolcuyu mezun etmiş. Bu konudaki eğitim takvimine dair daha ayrıntılı bilgi için kentvedemiryolu.com sitesini de ziyaret edebilirsiniz ama şahsım adına şu tespitimi paylaşmak isterim: Eğitim sistemimizdeki yapboz uygulamaları bizim genlerimizde var.

Sirkeci Garı’nın temeli 3 Kasım 1890’da, görkemli bir törenle açıldığında takvimler 11 Şubat 1888’i gösteriyormuş. İstanbul’un Trakya, Balkanlar ve Avrupa’ya demiryoluyla açılan kapısı olan gar binasının mimarı, Berlin Üniversitesi mezunu olan bir Alman mimar mühendis; A.Jasmund. İstanbul’a şark mimarisi hakkında incelemeler yapmak amacıyla gelen Jasmund, zamanla Sultan II. Abdülhamit’in güvenini kazanmış ve sarayın danışman mimarlığını yapmış. Jasmund, İstanbul’un doğuyla batının birleştiği merkezde yer almasından esasla oryantalist bir üslupla işlemiş Sirkeci Garı’nı. Bu duruşun mimariye yansıyan boyutu kendini sivri kemerli pencerelerde, Selçuklu dönemine özgü geniş giriş kapısı ve vitraylarda, cephelerde tuğla bantların kullanılmış olmasında gösteriyor. Binanın granitli kaidesi ve mermer cephesi için kullanılan taşlar Marsilya Arden’den getirilmiş. Bekleme salonlarında yer alan büyük çini sobalar ise Avusturya kökenli. O dönemde bina 300 adet havagazı feneriyle aydınlatılmış.

tren garı müzesi-sirkeci

Gar, inşa edildiği ilk yıllarda bugüne nazaran çok daha görkemliydi. Binanın eteklerine kadar gelen denize taraçalar halinde iniliyordu. Bugünkü konumunda, deniz üzerine yapılan dolgunun da etkisiyle Sirkeci’ye deniz yoluyla gelirken bina kendisini gösteremiyor. Açıkçası Haydarpaşa Garı’nın ihtişamı Sirkeci’de yok. Umarım ilerleyen yıllarda İstanbul veya Kadıköy Belediye Başkanları, Haydarpaşa ile Kadıköy arasındaki mesafe kısalsın diye arayı doldurmaz!

Bu arada hattın Sirkeci’ye kadar ulaşmasında Abdülaziz’in büyük rolü var. Şöyle ki; Demiryolu hattının yapımı Yedikule’den başlamış. Hat Yenikapı’ya kadar geldiğinde, Sirkeci’ye kadar uzayabilmesi için Topkapı Sarayının bahçesinden geçmesi gerektiğinden ötürü, bir duraksama yaşanmış. Bir süre bu konuda tartışmalar yapılmış ve tren hattı, Abdülaziz’in izin vermesinden sonra Sirkeci’ye kadar uzayabilmiş. Ama yine bu yıllardaki istimlak çalışmalarında değerine paha biçilemeyen, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden çok sayıda saray ve köşk yıkıldığı için sahil önemli bir özelliğini yitirmiş.

Müze çok küçük olsa da içinde inceleyeceğiniz detayların fazlalığından dolayı bayağı zamanınızı alıyor. Biraz zor bir olasılık gibi gözükse de umarım ilerleyen yıllarda çok daha fazla elemanla rehberlik hizmeti de verilen daha geniş bir mekânda kurulur. Yurt dışındaki örneklerinde olduğu gibi ilk kullanılan trenden bugünkü yüksek hızlı, daha modern trenlere kadar her örnek yer alsın ve hatta bu trenler simülatör ile kullanılabilsin. Müzenin yanı sıra umarım yakın bir gelecekte Sirkeci Garı yeniden açılır ve yurt dışına tren seferleri tekrar başlar.

Bir sonraki gezi yazımda Sirkeci’deki Büyük Postane’nin yanındaki PTT Müzesi izlenimlerimi aktaracağım. Şimdilik hoşça kalın ama gezmeden, tarihten, kültürden yoksun kalmayın…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçimi

 
Ataşehir escort ümraniye escort bostancı escort ankara escort bayan escort ankara bakırköy escort avcılar escort gebze escort beylikdüzü escort ankara escort