moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Danimarkalı Kız / The Danish Girl – Film 2015

0 277

İlk olarak 2015 Venedik Film Festivali’nde gösterilen, ülkemizde 12 Şubat 2016’da vizyona giren Danimarkalı Kız (The Danish Girl) filmini 2 kere seyrettim ve başrol oyuncularının ikisine de hayran oldum. Fakat birini birinci seç deseler Eddie Redmayne derim, insan bu kadar mı güzel oynar? Yoksa sadece birini birinci yapmayı kabul etmesem mi, çünkü Alicia Vikander de şahane. Redmayne gerçekte olmadığı bir şeyi, bir transseksüeli canlandırıyor, insan biraz da o yüzden bu kadar etkileniyor herhalde. Bakışları, kırıtmaları, kendini incelemesi, eşinin hatırına içinde yaşayan kadını ortaya çıkarmamaya çalışması; her şeyi şahane.

Film bir kitaptan esinlenerek çekilmiş, David Ebershoff tarafından yazılmış olan The Danish Girl isimli kitaptan. Yaşanmış bir olaya dayanıyor. Olaylar 1900’lü yılların başlarında Einar Mogens Wegener ve Kopenhag Sanat Okulu’na giderken tanıştığı Gerda Gottlieb arasında yaşanmış. Çift 1904’de erkek 22, kadın da 19 yaşındayken evlenmişler. Buradan filmin konusuna geçeyim, konuyu hikaye olarak ayrıca yazmayı düşünüyorum zaten. Her ikisi de ressam olan Einar ve Gerda çifti Danimarka’da sanat çevreleriyle iç içe, rahat ve renkli bir hayat yaşamaktadırlar. Gerda bir gün, modeli gelmediği için kocasından kendisine bir kadın gibi poz vermesini ister. Bu olay Einar’ın içindeki kadının ortaya çıkmasını tetikler ve arkası çorap söküğü gibi gelir. Başlangıçta Einar’ın davetlere karısının yanında, kadın kılığına bürünmüş olarak, kendi kendinin kuzeniymiş gibi katılması bir oyun gibidir. Bu oyun çiftin cinsel hayatlarına da renk katar. Fakat zaman geçtikçe Lili Elbe ismindeki bu kadının varlığı baskınlaşır. Einar artık çok nadir görünmektedir ve Gerda bu yüzden mutsuzdur. Yine de kocasının olmak için deli olduğu şeye, tam bir kadına dönüşmek için çıktığı yolculukta ona büyük destek verir, her zaman yanında olur. Bu oldukça zor bir yolculuktur.

Danimarkalı Kız son derecede etkileyici bir film, yaşanmış bir hikayeye dayanması da bu etkiyi arttırıyor. Başrol oyuncuları mükemmel bir oyunculuk gösterisi yapıyorlar, Eddie Redmayne’ın performansı olağanüstü. İnsanı sapkınlığa teşvik eden bir film tarzında yorumlar gördüm, aynı fikirde değilim, bence kimseyi bir şeye teşvik ettiği falan yok. Tarihin bilinen ilk cinsiyet değiştirme ameliyatlarından birini de kapsayan bir hikayeyi, gayet de güzel bir şekilde anlatıyor. Einar Wegener bir erkek görünümünde, bir erkeğin fiziksel özelliklerine sahip ama beyninde ve ruhunda bir kadın var, bir kadın gibi giyinip boyanmak ve bir kadın gibi erkeklerle flört etmek isteyen biri var; ne yapsın? Anladığımdan değil tabii de, ancak bir transseksüel anlar herhalde bunu, dünyada, bazı insanlarda böyle bir durum var yani, de mi?

1 saat 59 dakika süren film bir ABD – İngiltere – Almanya ortak yapımı. Transseksüellerle ilgili büyük önyargıları olanlara itici gelebilir, gelmiş de zaten galiba ama beni bağlamaz, filme bayıldım, çok etkilendim. İçinde, arka taraflarda bir yerde bir erkek olmayan basbayağı bir kadın olarak bu duyguları / duygulanmaları hissedecek halim yok. Ama oynayanlar az – çok anlamamı sağlayacak tarzda oynamışlar. Filmin müzikleri, mekanları ve kostümleri de övgüyü hak ediyor. Kaliteli bir film izlemek istiyorsanız sapkınlığa meylederim falan gibi saçma sapan şeyler düşünmeyin ve bu filmi izleyin. The Danish Girl içinde gizlenmiş başka bir kimlik olmayan bir yetişkini hiçbir şeye teşvik etmez ve de iyi bir film seyretmiş olursunuz.

Dram tarzındaki filmin yönetmeni Tom Hooper, oyuncu listesi ise şöyle: Eddie Redmayne, Alicia Vikander, Matthias Schoenaerts, Ben Whishaw, Amber Heard, Sebastian Koch, Tusse Silberg ve Adrian Schiller.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.