moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Fareler Ve İnsanlar (John Steinbeck)

0 339

Bende John Steinbeck adını duyduğum yerde yere eğilip saygıyla selamlama hissi uyandıran bir kitaptır Fareler ve İnsanlar. Orijinal ismi Of Mice and Men olan bu kitabı, yıllardan sonra tekrar alıp okudum, tekrar çok beğendim. Bilmem okudunuz mu sayın ziyaretçi, okumadıysanız kesinlikle tavsiye ederim. Mutlaka okunması gereken 50 kitap tarzı isimleri olan listelerin çoğunda, belki de hepsinde görebileceğiniz bir romandır. 126 sayfacık; okuma alışkanlığınız varsa kaşla göz arasında bitirirsiniz, dün akşamdan bu öğlene bitirdim ben. İnsanı saran, düşündüren, alıp götüren; çok güzel bir roman. Ekonomik kriz yıllarında geçen inanılmaz bir dostluk ve dayanışma hikayesi.

Fareler ve İnsanlar her zaman beraber gezen 2 adamın hikayesidir, George Milton ve Lennie Small’un; ama okurken başka karakterle de tanışırsınız ve hepsinden ayrı ayrı etkilenirsiniz. 1937’de yayınlanan romanın konusu şöyledir: Akıllı, mantıklı, olgun bir adam olan George ile ona neredeyse tapan, her dediğini yapmaya çalışan Lennie, beraberce son çalıştıkları çiftlikten ayrılmak zorunda kalmışlardır. Lennie, gittikleri her yerde olduğu gibi burada da sorun çıkarmıştır ve canlarını zor kurtarmışlardır. Lennie iri yarı, olağanüstü güçlü bir adamdır ama aklı çok az gelişmiş biridir. Kendisine yumuşak gelen her şeyi, örneğin yavru bir fareyi veya köpeği, bir kadının saçlarını veya kadifeyi okşamaya bayılır. Hareketlerini kontrol edemediği için yavru bir fareyi okşarken aşırıya kaçıp hayvanın ölmesine yol açabilmektedir. İşine gelen şeyleri aklında tutabilmekle beraber, kendisine söylenen pek çok şeyi de unutmaktadır.  İdare edilmesi de, tahammül edilmesi de zor biridir ama George ona çocukluğundan beri sahip çıkmaktadır. Teyzesi Clara ölünce dünyada Lennie ile ilgilenecek ondan başka kimse de kalmamıştır.

Lennie’nin en sevdiği şey George’un ikisi için öngördüğü gelecektir. İkisine de muhteşem gelen bu hayale göre çiftliklerde çalışıp para biriktirecek, sonra bu parayla George’un bildiği küçük bir araziyi satın alıp artık kendi topraklarında, kendi hesaplarına çalışacaklardır. Kimseye tabi olmayacak, iş saatlerini kendileri belirleyecek, gezip eğlenmeye daha çok zaman ayıracaklardır. Orada tavşanları da olacak ve onların bakımını Lennie üstlenecektir. Lennie, George’dan bu hayalin ayrıntılarını dinlemeye bayılmaktadır.

George Milton ve Lennie Small çalışacakları yeni çiftliğe gelirler. Buraya varmalarından önce George Lennie’ye, başını belaya sokacak bir şey yaparsa çiftliğin yakınındaki dereni kenarına gelip saklanmasını tembihler. Çiftlik sahibinin oğlu olan Curley boksu çok seven, güzel ve oynak bir karısı olan bir genç adamdır. George, onun karısını görür görmez, böyle bir kadının bu kadar erkekle dolu olan bu çiftlik ortamında bir bela çıkarabileceğini fark eder. Lennie’yi korumak için ona bir sürü talimat verir ve mümkün olduğu kadar yakınında, yanında olmaya çalışır. Ama her saniyesi onun yanında geçemeyecektir tabii ki.

John Steinbeck bizi ikilinin yeni arkadaşlarıyla da tanıştırır. Sürücülük yapan ve arabalarla ilgilenen olgun, akıllı ve anlayışlı Slim, doğduğundan beri yanında olan yaşlı köpeğine tutkuyla bağlı olan Candy, diğerleri kendisinden uzak durduğu için derin bir yalnızlık hisseden zenci seyis Crooks, Carlson ve Whitney…George onlarla mesafeli ama iyi ilişkiler kurar. Bu arada, Candy de onların çiftlik hayalini öğrenir ve bir miktar birikmiş parası olduğunu, kendisini de aralarına alırlarsa araziyi almalarına yardım edebileceğini söyler. George’un Lennie’ye ballandıra ballandıra anlattığı ama gerçekleşeceğini sanmadığı bu hayal, ilk defa gerçekleşecek gibi görünmeye başlamıştır.

Candy’nin köpeği gerçekten çok yaşlıdır, sürünerek, güç bela yürümektedir. Vücudu kokmakta ve yatakhaneye girdiği zaman orasının da leş gibi kokmasına yol açmaktadır. Bir akşam Carlson hayvanın bu eziyetten kurtulmak için öldürülmesi gerektiği konusunda onun üstüne gider. Candy köpeğe ölene kadar bakmayı istemektedir ama diğerleri de kendisine destek olmayınca pek itiraz edemez. Romandaki etkileyici olaylardan biridir bu. İnsan, Candy’nin beraber yaşadığı ve yaşlandığı köpeğine duyduğu büyük bağlılığı anlar bir tarafıyla. Öte yandan, Carlson’ın haklı olduğunu da bilir. Adam kötü veya vicdansız ya da hayvan düşmanı biri değildir ve söyledikleri doğrudur. Candy’ye köpeğin canının hiç yanmayacağını, bir şey hissetmeyeceğini söyler ve gerçekten onu en doğru yerden, isabetli bir şekilde vurur.

Günler rutin bir şekilde geçip giderken Curley bir gün Lennie’ye bulaşmak, yumruklarını onun üstünde denemek gibi bir hata yapar. Lennie ona hiç karşılık vermez, çaresizce olanların sona ermesini bekler. Ağzı yüzü kan içinde kalınca George ona kendini savunmasını söyler. Ona çok güvenen ve bazı öğütlerini kulak arkası etse de bir dediğini iki etmeyen Lennie, eliyle Curley’in elini şöyle bir kavrar ve paramparça eder. Her şeyi başlatanın Curley olmasına rağmen bu, ikisinin çiftlikten kovulmalarına yol açacak bir durumdur. Fakat diğerleri, durmadan yumruklarının gücüyle övünen Curley’e, olanları babasına anlatırsa Lennie’nin küçük bir hareketle onu ne hale getirdiğini herkese anlatacaklarını söylerler. Bunun üzerine Curley susmayı kabul eder.

Lennie bir gün samanlıkta yalnız başına dertli dertli oturmaktadır. George’u kızdıracak bir şey yapmıştır çünkü. Slim’in köpeğinin yavrularından birini okşarken boğmuştur. O sırada Curley’nin karısı da samanlığa gelir. Lennie ona yüz vermemeye çalışır, zira George bu konuda ona kesin talimatlar vermiştir. Ama fazla direnemez ve genç kadınla konuşmaya başlar. Bu çiftlikte harcandığını, çok daha güzel bir hayatı olabileceğini düşünen, ünlü bir artist olma hayalleri kuran bu güzel, çekici ama salak genç kadın biraz sonra, hissettiği yalnızlık duygusunun da etkisiyle hayatının hatasını yapacaktır.

Lennie’nin yumuşak şeylere dokunmaya bayıldığını öğrenen kadın ona saçlarının çok yumuşak olduğunu ve isterse dokunup bunu görebileceğini söyler. Ne var ki Lennie’nin elinin ayarı yoktur, onun saçlarını giderek daha sıkı kavramaya başlar. Kadın bundan korkup bağırmaya başlayınca eliyle onun ağzını kapatır. Amacı asla zarar vermek değildir ama Lennie öyle biridir zaten, dokunduğu şeylere istemeden zarar veren biri. Kötü bir şey yapmaktan ve George’un ona kızmasından ölümüne korkmaktadır o anda. Sonunda, sadece susturmak istediği kadının boynu, elinin altında çıt diye kırılıverir.

Fareler ve İnsanlar (Of Mice and Men) romanında, George ile Lennie’nin o güzel, küçük hayallerinin suya düştüğü an gelmiştir böylece. Lennie telafi edilemez bir şey yapmıştır sonunda. Kendisi de çok kötü bir şey yaptığının farkındadır ve George’un çiftliğe geldikleri gün kendisine gösterdiği derenin kıyısına gidip saklanır.

Curley’in karısının Lennie tarafından öldürüldüğü ortaya çıkınca George dahil çiftlikteki bütün erkekler onu öldürmek için peşine düşerler. George bir süre için onun öldürülmek yerine bir yere kapatılmasının mümkün olabileceği umuduna kapılır ama bu hem kolay değildir, hem de, Slim’in dediği gibi, Lennie için daha iyi olmayacaktır.

Lennie’nin saklandığı yere giden George’un tek çaresi onu öldürmektir. Bu, adamı başkalarının eline bırakmaktan çok daha iyi ve vicdanlı bir çözümdür. George bunu yapmakta zorlanır ama sonunda titreyen ellerine hakim olmayı başarır. Diğerleri giderek yaklaşırken ve Lennie onun isteğiyle karşı kıyıya bakarak keyif içinde kendi çiftlikleri olunca nasıl yaşayacaklarının o bayıldığı hikayesini dinlerken, arkadaşını ensesinden vurarak öldürür.

Romanın sonunda “Bunu yapmak zorundaydın, George. Gerçekten bunu yapmak zorundaydın.” der Slim ona.

Haklıdır da.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

ankara escort porno izle porno sikiş izle konulu porno konulu porno kardeş porno malatya escort elazığ escort izmir escort erzurum escort escort erzurum