moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Fatih Mehmet Maçoğlu İle Fatsa Ve Ovacık Üzerine

0 73

Tunceli’nin Ovacık ilçesindeki yerel yönetim deneyimini 1980 öncesi Fatsa, 2000 sonrası Hopa ile kıyaslamak doğru mu veya değil mi? Hopa ile kıyaslamak doğru olmasa gerek, Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu o sorunun o bölümünü pas geçti. Bir de Ovacık’ta yerel seçimi nasıl, hangi program üzerinden kazandıklarını detayları ile anlattı. Başkan Maçoğlu ile tam yerinde yaptığımız, bugüne kadar dört ayrı bölümde yayınladığımız görüşmeyi bugün nihayete erdiriyoruz. Bu arada, unutmadan; 2015-2016 futbol sezonunda Bölgesel Amatör Lig 2’nci Grup’ta mücadele eden, 24 maçın tamamını kaybeden, ligden düşmesi haftalar önce kesinleşmesine rağmen çekilmeyen Ovacık Belediye Ulaşspor hakkında da sorular sorduk Başkan Maçoğlu’na:

 

Kadın emeğini değerlendirmeye yönelik projenizi açar mısınız?

SODES (Sosyal Destek Programı) projesidir o. Burada Valilik ile birlikte yapmış olduğumuz, Valilik’ten geçen bir proje. 20 kadın arkadaşımızla arıcılık, 20 kadın arkadaşımızla da fidan üretimi çalışmaları yapıyoruz. Biz özellikle arıcılıkta sürdürülebilirliği sağlamak, arı dağıtımı yapmak ve programlamak istiyoruz. Tabi bunu gücümüz oranında yapacağız. Dayanışma içerisindeyiz, dostlarımız da bu işin içinde ama gerçekten kendi işçi maaşlarını zor ödeyen bir belediyeyiz. Bu kadar sıkıntıyla giden bir belediye olarak milyon TL tutarında projeleri nasıl yapacağız, bilmiyoruz tabii.

Belki Bir Model Olacak Ovacık

Biz popülizme düşmeden, gücümüz oranında hareket edeceğiz. Şov yaparak değil üçse üç, beşse beş, onsa on gücümüz neye yetiyorsa ona dair çalışma yürütüyoruz. Çünkü biz sonuçta vicdanımızı ve enerjimizi akıtmaya çalışıyoruz, yoksa bizde olmayanı oraya buraya akıtma meselesi değil bu. Altı boş, ayakları yere basmayacak işlerle uğraşmama gerekliliğinin farkındalığı ile hareket etmek istiyoruz. Çünkü Türkiye’deki birçok devrimci, demokrat ve aydının; yoksul, Alevi, Sünni, Kürt fark etmiyor, herkesin gözü bizde. Toplumun çok geniş bir kısmı sosyalist yerel yönetim programını uygulayan bize bakıyor. Belki bir model olacak Ovacık. Belki iyi bir şey olacak. Bunun için çalışıyoruz.

Kadıköy Belediyesi Ovacık’ta Park Çalışması Yapıyor

Caddelerinizde İzmir ve Diyarbakır’daki belediyelerden gelen çöp taşımalıkları var. Genelde diğer belediyeler ile ilişkileriniz, destek alımlarınız nedir?

O çöp taşımalıkları benden önceki belediye başkanı arkadaşımız tarafından, belediyelerle diyalog kurarak destek olarak alınmış. Biz de bu tür çalışmalar yapıyoruz. Biz de gücümüz yetmediğinde Türkiye’nin herhangi bir yerinde bir belediye ile ilişki kurmaya çalışıyoruz. Mesela Kadıköy Belediyesi ile bir çalışma sürdürüyoruz. Kadıköy Belediyesi’nin bugün burada bir yeşil alan, park çalışması var. Yine bir iş adamı burada bir oturma alanı ve çocuk oyun grubu yaptı. Turan abi diye biri, İstanbul’dan çıktı geldi, Ovacıklı değil. Dersim’in hiçbir yerinden değil.

Bodrum ve Kartal Belediyelerinden Destekler

Vicdanını toprakta görenler toprağa dokunduğunda herkesin sempatisini kazanıyor. Kısa bir süre önce Bodrum Belediyesi eğitimle ilgili çalışmamızda bize bilgisayar yardımı yaptı. Başkan Mehmet Kocadon’un bu desteği bizim için çok önemli. O arkadaşımız, bize çok destek verdi. Yine Kartal Belediyesi’nin bize dair bir çalışması olacak. Bunların hepsini bir araya getirdiğimizde demin sokakta bulduğunuz bir şeyi belki önümüzdeki dönem eğitim alanında, parklarda göreceksiniz. Belediyelerin, buradaki dostlarımızın o enerjisi orada hissedilecek.

Burada Demokratik Haklar Federasyonu Var

Referandum kısa bir süre önce gerçekleşti ancak sokaklarınızda referanduma dair hiçbir iz, sağda solda herhangi bir partinin tabelası yok?

 Burada birkaç tane siyasi parti levhası vardı. CHP, HDP vardı. Onun dışında hiçbir partinin tabelası yoktu. Ama şunu bilin. Burada devrimci kurumlar var. Burada esas olan demokrasi meselesini yerelleştiren, demokratik alanda yasal mücadele içerisinde bunu biraz daha ileriye taşımaya çalışan devrimci kurumlar var. Demokratik Haklar Federasyonu – DHF var, yani TKP (TKP/ML) geleneğinden. Federasyonun burada iyi bir iz ve toplumsal karşılığı var. Burada güçlüler. Bugün burada belediye başkanı isem o arkadaşlardan kaynaklıdır.

Devrimci Kurumların Aynı Havuzda Buluşması Değerlidir

Biz bu süreçte Dersim ve çevresinde TKP’liler ve ÖDP’liler olarak bu çatıda bir araya geldik. Ayrıca her partiden partisinin programını beğenmeyenlerle; ilerici, devrimci, aydın, vicdanlı insanlar ile halk dayanışmalarında bir araya geldik. Ovacık ve Hozat’ta TKP, Mazgirt’te ÖDP adayı ile seçime girdik. Ovacık ve Mazgirt’te kazandık. Hozat’ta küçücük farkla, 20-30 civarı bir oyla kaybettik. Tavansal bakarsanız burada esasen DHF’dir ama biz öyle de bakmıyoruz. Üç kişi de olsa, 300 kişi de olsa devrimci kurumların bir arada, aynı havuzda buluşması değerlidir. TKP’den, ÖDP’den, HTKP’den, HDP’den ya da SDP’den, fark etmiyor. Yani bir havuzda buluşup, aslında o havuzdaki enerjiyi buluşturup doğaya, çevreye, toplumsal alana akıtmak çok değerli. Biz onu yaptık.

Devrimciler Birleştiklerinde Yüzde 50’yi Geçiyorlar

Burada seçim sizler için aynı zamanda sistemle bir mücadele olsa gerek?

Sistem kendisinin dışında bir siyasal alan geliştiği andan itibaren, kendisiyle çelişip çatıştığı, hatta kavgalı olduğunda dahi bütün alan birleşiyor. Mesela Türkiye’de atıyorum AKP ile CHP birbiriyle didişir, çatışır, kavga eder. Ama burada devrimci bir kurumun başarısına dair hissiyatı olduğunda bir bakıyorsunuz birbirine kenetleniyorlar, destekliyorlar. Buralar çok küçücük oylarla kazanılan, 30 oy farkla kazanılan yerler. İki bin seçmen var Ovacık’ta. Dört partinin adayı seçime girdiğinde, kişi başı 500 düşüyor. Burada 600 oy alan kazanıyor. Bu kadar küçük olan yerlerde sistemin birlikte hareket ettikleri yerel kişiler var. Esnafı, tefecisi var. Bunlar bir araya geldiğinde devrimcilerin kaybetme ihtimali fazlalaşıyor. Ama devrimciler bir araya geldiğinde mümkün değil. Devrimciler bir araya geldiğinde burada yüzde 50’nin üzerinde oy edinirler.

Fatsa Bize Çok Şey Öğretti

Ovacık’ı 1980 öncesi Fatsa ile kıyaslayacak olursak ne söylemek istersiniz?

Fatsa meselesi aslında bize çok şey öğretti. Terzi Fikri kolektif yaşamı, birlikte yaşamayı, mahallede halkın yaşama katılmasını öğretti. Bu çok değerliydi ve biz Fatsa’dan öğreniyoruz. Fatsa deneyimi dokuz ay kadar sürebildi. Terzi Fikri belki bizim gibi şansı olsaydı, dört beş yıl devam edebilseydi çok daha güzel işler yapacaktı. Çok değerli çalışmalar yapacaktı. Halkçı birisi kendi kadrosunu çıkartır. Halkın içerisine yayıldığı andan itibaren halk kendi kadrolarını çıkartır. Ama okuduğumuz gördüğümüz kadarıyla Terzi Fikri’nin bölge planlamasından üretime kadar çalışmaları olmamış ama bunun zamana dair olduğunu düşünüyorum. Keşke o tecrübe daha da sürseydi biz o tecrübeden daha çok yararlansaydık. Terzi Fikri çok önemlidir çünkü yerel yönetimlerde öncü olarak gördüğümüz biridir. Uzun süre takip ettim. Panellerde birlikte yürüdüğü arkadaşlarıyla bir araya geldik, tahlillerde bulunduk. Fikir yoldaşlığı yaptık.

“Tüh, Yanlış Yapmışız” Dedirttiğinizde Kazanırsınız

Ovacık’ta sürdürülebilirlik mümkün mü? Bu program bir, birkaç dönem daha sürer mi? Nasıl?

Toplumlarda uzun süreli çalışmalar yaptığınızda deneme yanılma yöntemiyle bir takım çalışmalar yürütülebilir. Bu süreçte sistemle bir araya gelinebilir. Sistem sizi içinde yoğunlaştırabilir. Sistemle işbirliğine girince önemli olan şudur: Siz bir sonraki dönem kazandığınızda, üçüncü dönem kaybettiğinizde, bir sistem / burjuva partisi geldikten sonra seçmene, ‘Tüh, yanlış yapmışız’ dedirttiğinizde kazanırsınız zaten.

Söz Yetki Karar Ovacık Halkına, Veya Devrimci Halkçı Yerel Yönetim

Ovacık’ta yerel seçimi program mı kazandı, kişi mi?

Bu program üzerinden aday olan kişinin kazanma ihtimali büyüktü. Çabayı reddetmem. ‘Benim çabam iyiydi’ demem. Dersim Merkez’de, Pertek’te, Konya’da sağlıkçıydım. Ovacıklıyım ama seçime altı ay kala geldim. Devlet memuru olarak yazın gidip gelirdim. Toplum içinde çok yayılmadım. Açık sözlü olmak gerekirse siyaset güçlüdür burada. Ovacık’ta siyaset güçlü ama dağınıktı, onu bir araya getirdik. Sizin sempatik yanınız varsa katkınız oluyor, bizim de belki öyle bir yönümüz varsa katkımız olmuştur.

Bakın burası çok önemli: Söz yetki karar Ovacık halkına veyahut devrimci halkçı yerel yönetim. Bu cümlelerin kendisi programdır.

Bu cüreti kuşanan her bir arkadaşımız bunu kuşandığında aslında programı özümsemiştir. Kadın olmuş erkek olmuş, Fatih olmuş Cemal olmuş hiç önemi yoktur. Kim olursa olsun bunu yapar.

Başkanlığa Çok Odaklandık. Meclis Aklımıza Gelmedi

Dokuz kişilik belediye meclisinin beş üyesi HDP, üç üyesi TKP, bir üyesi CHP’li. Karar aşamasında sorun olmuyor mu?

Sıkıntı çıkmıyor. Kararların yüzde 90’ını birlikte alıyoruz. Başkan kontenjanı var, bilirsiniz. Başkan adayı bir diğer partinin adayından bir fazla oy alırsa, kontenjanı da alıyor. HDP mecliste bizden fazla oy aldı, şunu söyleyeyim sebebi var aslında. Biz belediye başkanlığına o kadar odaklandık ki meclis şu bu aklımıza bile gelmedi. Liste oluşturacağız, 16 kişiyiz komisyonda. “Abi fark etmez kafana göre yaz” diyorlar. Bu kadar masum, etik, ahlaklı, namuslu bir duruş. Öte yandan seçim sonrası değerlendirme yaparken bu konuya dair özeleştiride bulunduk tabi.

 Doğru Şeyler Yaptığımızda Vali Bey Gülümseyip Destekliyor

Kamuyla aranız nasıl?

 Sempatiyle bakan var. Sonuçta hepimiz insanız. Uzak durup bizi izleyen de var. “Nereye götürüyor, ne oluyor?” falan. Vali Bey bizimle oturup konuştuğumuzda, doğru şeyler yaptığımızda bize gülümseyip destekliyor. Öyle bir yanı var. Kaymakam Bey de öyledir ama bu bizim her şeyimizi kabul edecek anlamına gelmez. Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz. Bizim gibi düşünmeyenler ile ilişki kurma politikası bizim için değerlidir. Karşımızdaki politikacıların, bürokratların bu konuya dair politikası nedir çok bilmem. Bizimle ortak noktalarda buluşulduktan sonra biz bu tür diyaloglara açığız.

 24 Maçlık Ligi 60 Bin Lira Harcayarak Tamamladık

Ovacık Belediye Ulaşspor ile 2015-2016 futbol sezonunda Bölgesel Amatör Lig’de mücadele ettiniz…

Biz spor yapmaya çıktık. Bir de kendi bölgemizdeki çocuklarla çıktık sahaya. 24 maçın tamamını 70 bin TL’lik bir bütçeyle tamamladık. O paradan da 5 -10 bin lira bir miktar kaldı. Maçtan maça sahaya çıktık. Ben gittiğimde arkadaşlar, çocuklar bana bakıyordu. Birileri çıkar sahada 22 kişi kavga eder, ‘çatışır’, emek harcar. Para kazanır. Bir de kazandığı parayla puan kazanmaya da çalışır. “Siz spor yapın” dedim. 12 ili/ilçeyi gördüler. Gittikleri her yerde, ‘Sizin belediyeniz çok iyi’ deniyor, çocuklar mutlu oluyorlardı. Bu bizim kazancımızdı.

Sezon Boyunca Hep Deplasman Oynadık

İç saha maçlarını da Tunceli’de oynadık. Bir sahamız var, ancak güvenlik ve kar yağışı gerekçesiyle sıkıntı yaşanıyordu. Sezon boyunca hep deplasman oynadık. Taraftar desteği hiç yoktu, yedeklerle beraberdik o kadar. Maçı kazanma kaybetme beni hiç rahatsız etmiyordu. Kaldı ki 24 maçın tamamını kaybettik. Kazanınca biraz sevinirsiniz belki ama o kadar, sevinirsiniz yani. Bizim çocuklar tecrübe kazandılar. Bölgesel ligde yılın en centilmen takımı seçildi benim bildiğim. Hiç kavgası olmayan, yenildiği halde kimseye karışmayan etmeyen bir takımdık biz. Yenilirken de alkışlanan bir takımdık.

Tunceli ligi iç saha maçlarını Ovacık’ta oynuyoruz. O maçlara ilçemiz halkı geliyor, futbolu seviyorlar. Bu sezon Tunceli 1’nci Amatör Küme’yi ikinci sırada tamamladık.

Kendi Programımızı Geliştirmek Durumundayız

İlave olarak…

Kapitalist, emperyalist sistem aslında hepimizi rahatsız ediyor. Dünyadaki yoksul halkları, insanları hatta yoksul ülkeleri sarmalıyor. Bizler kendi programımızı, kendi demokrasimizi geliştirmek zorundayız. Solda elit iktidarlar değil yoksulların, ezilenlerin, ötekilerin iktidarı olan sosyal kesimde ısrarcı olmak durumundayız.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.