moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

İngilizce Öğrenmek İsteyenlere Tavsiyeler

0 67

Kursa giderek İngilizce öğrenmenin hiç de kolay olmadığını ve İngilizce öğrenmek isteyen nice insanımızın bu uğurda ne paralar heba ettiğini daha önce yazmıştım. Tabii o yazıyı yazdıktan sonra şöyle sorular ortaya çıkıyor: Bu İngilizceyi öğrenmek hepten imkansız bir şey mi? Bu dili öğrenenler nasıl öğreniyor?

 

O yazıyı yazdıktan sonra  İngilizce öğrenmek isteyenlere yönelik başka tavsiye yazıları da yazmayı görev bildim. Tecrübeye dayanan fikirlerdir bunlar, işinize yarayabilir.

Bir kere bir dil en iyi o dilin konuşulduğu ülkede uzun süre yaşayarak  öğrenilir. Ancak bu şekilde dil öğrenmek için de bir alt yapı gerekiyor. Öğrenilmek istenen dil konusunda alt yapı olmadan o ülkeye gitmek hiç yüzme bilmeyen bir kişinin yüzme öğrenmek için okyanusa kendisini atması gibi bir şey olur.

Bu yazıdaki tavsiyeler daha çok İngilizce konuşulan ülkeye gitme imkanı olmayan, kendi imkanlarıyla veya bir İngilizce kursuna giderek İngilizce öğrenmek isteyenleri ilgilendiriyor. Yoksa yurtdışına gidip dil öğrenme imkanı olan zaten gerekli altyapıyı almıştır.

İngilizce öğrenmek isteyenlere ilk tavsiyem sabırlı olmalarıdır. Çünkü bir dili öğrenmek çok basit bir şey değildir, ayrıca da biraz sıkıcı bir iştir. Özellikle İngilizce kursları yaptıkları reklamlarla İngilizce öğrenmeyi gayet kolay ve eğlenceli gibi gösterirler ama öyle değil. Bu arada İngilizce kursuna sırf kızlı erkekli ortam diye gidenler de var tabii ama onları bu yazıda yazmayacağım.

ingilizce öğrenmek

Yeteri kadar sabırlısınız ve İngilizce öğrenmeyi de kesin olarak kafaya koydunuz ve iyi de bir kursa başladınız diyelim, iş orada bitmiyor. Kursa gidip İngilizce öğrenmenin en önemli noktası istikrardır. İnsanlar özel kurslara gittikleri için devamsızlık konusunda biraz rahat davranıyorlar ama unutulmamalıdır ki para verip gittiğiniz kurs devamsızlık yaptığınızda devlet okullarındaki gibi size yaptırım uygulamasa da siz derslerden geri kalmış olursunuz.  Ben kursa para veriyorum ve istediğim gibi devamsızlık yaparım, yine de bu kurs bana bu dili öğretmek zorundadır diye düşünen kişiler de var sanırım; ancak devamsızlık yaparsan o kursun verdiğini de alamazsın, yapacak bir şey yok.

Bunun dışında gidilen kurstaki hocaların yabancı hocalar olması önemli. Tabii tek başına yeterli değil. Bir insanın ana dilinin İngilizce olması o insanın İngilizceyi çok süper öğreteceği anlamına gelmez. Öğretme yeteneği çok ayrı bir şey. Bu yüzden kurstaki hocalar hakkında kursa giden kişilerden bilgi almak faydalı olabilir. Özellikle mesleği öğretmenlik olan yabancı eğitmenler bu işi diğer meslekteki eğitmenlere göre çok daha iyi yapıyorlar. Ama bu iş biraz da şansa kalıyor.  Kurstaki eğitmenlerin iyi olmadığını düşünüyorsanız bunu kursun yönetimine mutlaka bildirin. Tabii bütün sınıfın aynı şikayetle gitmesi yönetimin iyileştirmesini daha da hızlandırıyor.

Daha önce de söylediğim gibi ne kadar iyi bir kursa gitmiş olursanız olun kurs size ancak teori olarak işi öğretir. İstikrarlı bir şekilde kursa devam edip işin teorisini hallettiğinizde gerisi tamamen sizin bireysel çabalarınıza kalıyor.

Kurstan aldığınız teorik okuma, yazma, dinleme ve konuşma eğitimlerini pratiğe aktarmanız lazım. Bunun için birçok kitapçıda her seviyeye uygun olarak hazırlanmış İngilizce hikaye kitapları satılıyor. Onlardan kendi seviyenize uygun kitapları alıp devamlı okumanız okuma pratiği için ideal.

Okuma yapmak İngilizce öğrenmek için en iyi yol olmakla birlikte tek başına yeterli değildir. Bunun yanı sıra bol miktarda dinleme yapmanız da gerekiyor. Dinleme yapmanın da en kolay ve biraz da eğlenceli yolu İngilizce film veya dizi izlemek. Bir filmi veya diziyi Türkçe altyazıyla dikkatlice dinleyerek izlemek dinleme açısından gayet faydalıdır. Gramer işini biraz ilerlettikten sonra altyazıyı İngilizceye çevirmek işi daha zevkli hale getirecektir. Tabii konuşulanları anlamayınca iş sıkıcı hale geliyor ama baktınız olmuyor siz de bir filmi önce Türkçe, daha sonra İngilizce altyazıyla izleyebilirsiniz. Sonuçta burada asıl amaç film izlemek değil film vasıtasıyla İngilizce dinleme pratiği yapmak. Filmi değil konuşulanları anlamaya çalışmak.

ingilizce öğrenmek için

Okuma ve dinleme kısmını bu şekilde yürüttünüz ama bunlar yeterli mi? Hayır, yazma çalışmaları da yapmanız gerekiyor. Bunun için de internet koca bir derya.

Bu üç pratik konusunda size yardımcı olabilecek bazı internet siteleri önerebilirim. Mesela Livemocha ve Busuu bunlardan benim bildiklerim. Bu sitelere üye olarak öğrenmek istediğiniz dilde okuma, yazma ve dinleme pratikleri yapabiliyorsunuz.

Geriye en önemli konu olan konuşma kalıyor. Burası biraz sıkıntı olabiliyor. Çünkü sizinle devamlı İngilizce konuşacak birini bulmanız lazım. Bunun için kursların konuşma aktiviteleri oluyor. O aktivitelere katılmakta büyük fayda var. Ayrıca yukarıda bahsettiğim internet sitelerinden yabancı arkadaşlar bulup Skype üzerinden konuşmak da mümkün.

Bütün bunlar için de tabii bir hayli zamana ihtiyacınız var.  İngilizce öğrenecekseniz bu dili hayatınızın her köşesine yerleştirmeniz lazım. Ben İngilizce öğrenmeye başlamadan önce haftada olmasa da ayda en az bir Türkçe kitap okurdum. Ancak bu işin içine girince Türkçe kitapları okumak benim için hayal oldu. Hayatımı İngilizce hikaye kitapları okumaya adamış gibiyim. Sonuçta her şeyin bir bedeli var.

Sonuç itibariyle İngilizceyi gerçekten öğrenmek istiyorsanız çok çabalamanız lazım. Eğer yurtdışına gitme imkanınız yoksa yukarıdaki tavsiyeler size yardımcı olacaktır diye umuyorum. Sonuçta hiçbir İngilizce kursu İngilizceyi bir çip içinde sizin beyninize enjekte edemiyor, mutlaka ayrıca da çaba göstermeniz lazım.

İngilizce hakkında başka makaleler

Kursa giderek İngilizce öğrenilir mi?

Üniversite mezunundan İngilizce özel ders ve çeviri hizmeti

İngilizce kelime ezberleme teknikleri

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.