moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Jane Doe’nun Otopsisi / The Autopsy of Jane Doe: Film 2016

Film

19 Nisan 2017 yazan Hilal Uslu

İngiltere – ABD yapımı Jane Doe’nun Otopsisi (The Autopsy of Jane Doe) filminin başrolleri Emilie Hirsch, Brian Cox, Ophelia Lovibond ve filmdeki cesedi canlandıracak kişi olarak seçilmesindeki etkenlerden biri de yoga bilmesi, nefesini ve bedenini etkin bir şekilde kontrol edebilmesi olan Olwen Catherine Kelly tarafından paylaşılıyor. Diğer rollerde Michael McElhatton, Parker Sawyers, Jane Perry ve Yves O’Hara’nın oynadığı 1 saat 39 dakikalık filmin yönetmen koltuğunda Andre Ovredal oturuyor.

 

Jane Doe’nun Otopsisi filminin konusu şöyle: Polis ve adli tıp ekiplerinin araştırma yaptığı, son derecede kanlı cinayetlerin işlenmiş olduğu bir evdeki cesetlerden biri yarasız beresiz görüntüsüyle kana boğulmuş haldeki diğerlerinden farklıdır. Kimliği bilinmeyen kadın hastalar veya ölüler için adet olduğu üzere Jane Doe olarak adlandırılan ceset (Erkekler için de John Doe deniyor) kasabanın morguna getirilir ve şerif Sheldon genç kadının ölüm sebebinin sabaha kadar bulunmasını ister.

Morgda görevli adli tıp çalışanları 2 kişidir: İşini keyifle yapan, gelen cesetlerle ilgili bütün verileri analiz ederek en doğru sonuçları bulmaya çalışan uzman adli tabip Tommy Tilden ve onun yetenekli ama işini sevmeyen, veriler üzerinde fazla durmayarak hızla sonuca giden oğlu Austin. Aile mesleğini bırakmaya karar vermiş ama bunu henüz babasına söylememiş olan Austin bu iş yüzünden sevgilisiyle olan randevusunu erteler.

Neredeyse tamamı morgda geçen filmde, baba – oğul otopsiye başlarlar. Bu sırada önlerine çıkan garip ipuçları ve morgda gerçekleşmeye başlayan korkutucu olaylar genç kadının ölümüne sebep olan şeyin sıradan bir cinayet olmadığını anlamalarına yol açar. Tom ve Austin cesedi inceledikçe gizemli, anlaşılmaz, ürkütücü olaylar da artmaya başlayacaktır.

 Jane Doe’nun Otopsisi (The Autopsy of Jane Doe), kritiklere bakılırsa tek mekanda geçen başarılı korku filmleri arasına adını yazdırmış bile. Zaman zaman izleyiciyi şok eden ve her bulguyla biraz daha koyulaşan bir kabusun içine çeken filmde morgun dekorasyonu ve renkler  izleyicinin ölümle bağlantı kurmasına yardımcı olacak şekilde düzenlenmiş. Ortaya izleyiciyi rahatsız eden, Tom ve Austin’le beraber, onları anlayarak gerilmelerini sağlayan oldukça kaliteli bir gerilim filmi çıkmış. İzleyici yorumlarına bakılırsa filmin süresi de iyi ayarlanmış, sıkmadan bitiyor. Senaryo farklı, başroldeki ikili başarılı, müzikler ve efektler de öyle. Gerilim ve gizem unsurları iyi ayarlanmış;  bu tarz filmleri sevenlerin kaçırmaması gereken bir yapım. Fakat kan – vahşet sahneleri, bu tarz sahneleri sevmeyenlere fazla gelebilir. Bir de, insanı ara ara ürperten değil, devamlı bir ürperti halinde tutan bir film bu.

Bu arada, Salem Cadı Mahkemeleri hakkında biraz bilgi edinirseniz filmdeki bazı ayrıntıları daha iyi anlayabilirsiniz. Ben o konu hakkında kızıma bir yazı ısmarladım, yazarsa hemen yayınlıycam.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçimi