moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam
ankara escort, ankara escort, ankara escort, avcılar escort, şişli escort, sincan escort, çankaya escort, eryaman escort, etlik escort, keçiören escort, cebeci escort, pendik escort, kartal escort, maltepe escort, istanbul escort,

Kapsül Gardırop: Caroline Rector Nasıl Yaptı?

Moda

3 Nisan 2017 yazan Hilal Uslu

Ben daha yeni duydum bu kapsül gardırop şeysini ve hakkında yazmak istediğim bir konu olarak kaydettim. Bu stil uygulamasını yapan bir genç kız olan Caroline Rector ile yapılmış bir röportajı yazarak ziyaretçilerimize bu konuda bilgi vermek istiyorum. Caroline yaptığı şeyleri anlattığı bir blog da açmış: Unfancy. Belki bir göz atmak istersiniz. Kendisi bu minimalist giyim tarzını 3 ay boyunca sadece 37 parça giyim eşyası kullanarak uygulamış. 3 ay sonra gardrobunda değişiklikler yapmış. Kapsül dolap denemesi yapmak isterseniz bu sayıya çok takılmayın, siz kendiniz için başka bir sayı da belirleyebilirsiniz. Ayrıca süreç boyunca giymek için ayarlayacağınız parçaların kaç tanesinin üst, kaç tanesinin alt parça ve ayakkabı olacağını da kendiniz belirleyeceksiniz tabii. Bu parçalar iç çamaşırlarını, ev ve yatak kıyafetlerini, çanta ve aksesuarları içermiyor. Kapsül dolabınız için seçtiğiniz giysileri çantalar, kemerler, fularlar ve takılarla tamamlayarak da kombinlerinizi çeşitleyebilirsiniz.

 

Bu çok kolay bir şey de olmayabilir. Bir sezonu 40 parça alt – üst, elbise, ceket vb. ve ayakkabıyla geçirmeye karar verdiniz diyelim. Bu parçaların birbirleriyle farklı şekillerde kombinlenebilecek ve farklı durumlar için giyilebilecek şeyler olması gerekiyor. Renkleri, biçimleri düşünülecek. Giysilerin tarzları yaşam tarzınıza, sosyal ortamlarınıza, gidip geldiğiniz yerlere, iş ortamına falan uygun olmalı ayrıca. Neresinden baksanız ince düşünmeyi gerektiren bir durum.

Bu kararı uygularken bundan keyif almanız gerektiğini de unutmayın. Size fazla kısıtlayıcı gelirse eğlenerek ve gerektiği gibi yapamazsınız zaten. Kendinizi çok fazla kısıtlamayın, sezonluk dolabınızdaki giysilerin sayısına kendiniz karar verin ama ölçüyü kaçırmamaya da dikkat edin.  İş kıyafetleri için ayrı, diğerleri için ayrı bir dolap hazırlamanız gerektiğini düşünüyorsanız öyle yapın. Bunları yaaprken daha az sayıda ama daha kullanışlı ve her biri sevilen ve kullanılan parçalar içeren bir gardırop hazırlamayı amaçladığınızı kendinize hatırlatın. Alışveriş yaparken her parça üzerinde düşünün: Bunu gerçekten giyecek miyim? Nelerle, nerelerde giyebilirim? Birkaç farklı şekilde giyebilir miyim? Modası hemen geçebilecek bir şey mi?

Bu uygulama sayesinde gereksiz çokluktaki dağınık kıyafetler arasında kaybolmaktan, “Ne giysem?” diye uzun uzun düşünmekten, kıyafetlere gereğinden fazla para sarf etmekten, ikide bir alışverişe çıkıp önüne çıkanı düşüncesizce sepetine koymaktan kurtulan ve tasarruf da yapmış olan Caroline’e sorulan soruları ve cevaplarını aşağıda görebilirsiniz. Kendisi 2016’da bu uygulamayı bırakmış, çünkü artık eskisi kadar bilinçsiz ve çılgınca alışveriş yapmayacağına güveniyormuş. Yaşadığı süreç onun alışveriş bağımlılığı sorunundan kurtulmasını ve gardırobunu gereksiz, anlamsız kıyafetlerle doldurmayı bırakmasını sağlamış. Benzer sorunlar sizin için de söz konusuysa aynı denemeyi siz de yapabilirsiniz, işinize yarayabilir. Bunu hayat boyu sürecek bir alışkanlık haline getirmeyi de tercih edebilirsiniz ama sürekli olarak 3 aylık dönemler için giysiler ayarlamak, hep aynı sayıda giysilerle sınırlanmak da bir noktadan sıkıcı ve gereksiz bir hale gelir. Sanırım esas olan bazı yanlış alışveriş alışkanlıklarından kurtulmak, kendi tarzını yaratmak / oturtmak ve kombin yapma konusunda daha becerikli, daha yaratıcı biri haline gelmek. Bunları sağladığınıza inandıktan sonra bu yöntemi bırakırsınız ama bundan sonraki alışverişleriniz daha bilinçli olur.

Benim çılgınlar gibi alışveriş yapmak, bundan büyük zevk almak gibi bir özelliğim yok ama dolabımın fazla giymediğim, pek de beğenmediğim karmakarışık kıyafetler içermesi gibi bir durum var.  Artık eskimiş veya bıkılmış ve “Evde giyerim” diyerek saklanmış kıyafetlerin sayısı da gereğinden fazla sanırım. Böyle bir tecrübenin eğlenceli olabileceğini ve insanın yaratıcılığını arttırabileceğini düşünüyorum.  Sırf bu yüzden 1 – 2 sezon için deneme fikri kafama girdi bile. Kızıma da teklif ettim hatta. Yaparsak onu da ayrıca yazarım.

Kapsül Gardırop Nedir

En basit tanımıyla, tamamen severek giydiğiniz, birbirleriyle eşleşebilen çok yönlü parçalardan oluşan bir mini gardrop.

Bu Neden Çok İyi Bir Fikir

Size keyif veren yeni kıyafetler aldığınız zaman eski favorilerinizi giymeyi unutuyor musunuz? Ben de öyle. Dolabınıza gittiğiniz ve askılar dolusu kıyafet olduğu halde giyecek hiçbir şeyiniz olmadığını düşündüğünüz oldu mu? Benim de oldu. Neden bir dolabı sevmediğim şeylerle doldurduğumu merak etmeye başladım. Ve neden birbirine uymayan vasat kıyafetlere para harcadığımı da.

Hepimiz bunu yaşadık, değil mi? Özel, gizli bir dolap istemek için şartlandırıldık. Ve bu gerçekten iyi bir şey olsa da, çok daha azıyla mutlu olabileceğimi fark ettim. Kapsül gardrop fikrini duymuştum, bunu denedim ve hiç geriye bakmadım. Şimdi, her zaman, bir Pazar kahvaltısı veya müşteri toplantısı için üstüme alıverecek harika giysilerim varmış gibi hissediyorum, çünkü dolabımda asılı olan her bir kıyafet şu anda severek, isteyerek giyeceğim şeyler.

Bir kapsül dolap benim için gerçekten önemli olan şeylere daha çok zaman ve enerji ayırabilmeyi temsil ediyor. Ne giyeceğine karar vermeye, alışverişe, çamaşır yıkamaya ve giysilere bakmaya daha az zaman harcamayı. Hayallerimi gerçekleştirmek ve başkalarına yardım etmek için daha çok param olmasını. Ve dolabımdan hiç giyilmemiş kıyafetler olmamasından duyduğum memnuniyeti.

Beni Kapsül Gardırop Oluşturmaya İten Şey

2013 yılının bir Kara Cuma gününde ne var ne yok satın aldığım bir alışveriş çılgınlığı içindeydim. Evime tarzıma hiçbir katkısı olmayan ve hiçbir ihtiyacımı karşılamayan kıyafetlerle döndüm ve bunun daha büyük bir sorunun parçası olduğunu o anda biliyordum. Son zamanlarda, ihtiyaçtan dolayı değil, ruh halimi düzeltmek için alışveriş yapmak gibi kötü bir alışkanlık edindiğimi fark etmiştim. Bu dünyanın en kötü şeyi değil tabii, ama kıyafet değil mutluluk satın almaya çalıştığımı fark etmek beni sarstı.

Dolabımın bir şeye benzemediği, kullanışlı olmadığı ortadaydı.

Bir değişiklik yapmak istedim. Duygusal satın almalar yapmaktan vazgeçmek istedim. Satın alacağım şeyler hakkında daha iyi kararlar vermek istedim. Tarzımı ve güvenimi bulmaya başlamak, 1 ay sonra elden çıkarmak, birilerine vermek isteyeceğim kıyafetler almaktan vazgeçmek istedim.

Bu konuyu Google’dan araştırdım. 70’lerde Londra’da bir butik işleten Susie Faux tarafından icat edilen kapsül gardırop terimine ulaşıncaya kadar “Nasıl stil sahibi olursunuz?”, “Alışveriş sorunu nasıl engellenir?” gibi şeyleri aradım. Bu fikrin dikkatimi çekmesine 2 blog yol açtı: Into Mind ve Project 333. Minimal bir gardırop firine o kadar kapıldım ki bunu uzun vadeli bir yaşam tarzı olarak denemek istedim. Daha azıyla yaşamaya alıştıkça kalbimde yaşanan büyük değişimin farkına vardım. Mutluluğun ve sevincin insanın içinden geldiğini fark ettim, nesnelerden veya dışarıdan değil. Bu konuda insanlara yardımcı olamazdım ama tecrübemi paylaşabilirdim. Böylece, 2 nedenle bloguma başladım:

* Tıka basa dolu olmayan ama farklı ton ve tarzlarda kombinler yapabileceğiniz küçük bir gardıropla yaşamanın mümkün olduğunu göstermek için.

* Yeni bir şey denemek ve dolabınızın kontrolünü ele almak hayatınızı değiştirmek için hiçbir zaman geç olmadığına dair güçlü bir farkındalık yaratacağı için.

Kapsül Dolabımı Nasıl Yapılandırıyorum

Önce kıyafetleri çok etkileyen parçalar oldukları için ayakkabılara yoğunlaşıyorum. 9 çift ayakkabım olmasını seviyorum. Bunu örneğin 3 çift günlük, rahat ayakkabı, 3 çift topuklu ayakkabı ve 3 çift çizme olarak ayarlıyorum. (Alternatifler mevsime göre değişiyor tabii.) 9 alt hazırlamayı da seviyorum; 3 kot pantolon, 3 şort ve 3 etek gibi. “3’ün her biri” gibi bir kural uygulamaya çalışıyorum. Bunu her 3 parçadan birinin günlük, birinin biraz ve özel ve tarz, birinin de ikisinin arasında bir şey olması olarak açıklayabilirim. Bunlardan sonra 15 tane üst düşünüyorum: Örneğin 3 düğmeli gömlek, 3 tişört, 3 kazak, 3 yelek ve 3 atlet. Son 4 parçayı ceketler ve elbiseler olarak belirliyorum. Bu seçim de diğerleri gibi mevsime göre değişiyor. Örneğin kış için 4’ü de ceket, kaban vb. olurken yaz için 3 elbise ve 1 ceket gibi.

Hatalar

Mükemmel gardırop diye bir şey yoktur ve hatalar sürecin doğal bir parçasıdır. Kapsül dolaplarımı oluştururken her zaman birkaç hata yaparım ama bundan pişmanlık duymam, bu hatalar zamanla insanın en iyi öğretmeni olmaya başlıyor. Yanlış seçtiğimi fark ettiğim parçaları bile o sezon için giymeye, onlarla en iyisini yapmaya çalışırım. Bazen beni şaşırtıp sevdiğim kıyafetler haline gelirler. Fakat bu olmasa bile, yaptığım yanlışlar sayesinde stilimi vurgulayacak yeni fikirler ediniyor ve gelecek sefer ne yapmam gerektiğini öğreniyorum.

Caroline Rector’un Unfancy Blogundan

2014’de “Yeter Artık!” Dedim, 2016’da “Kapsül Diyeti” İçin de “Yeter” Diyorum, Alışveriş Çılgınlığı Bitti Artık

Durmadan, tekrar tekrar alışveriş yapıyordum.

İş yerinde zor bir gün mü geçirdim? Bugün kendimi güzel hissetmiyor muyum? Aileme mi sinirlendim? Hemen alışverişe çıkıyordum.

Gardırobum duygusal stresimi yansıtıyordu, tarzımı değil. Ve bu durumu değiştirmeye karar verdim, dolabımı ucuz kıyafetlerle doldurmaktan vazgeçmeye de. Daha çok giyim eşyasının bana daha çok mutluluk getireceği fikrinden vazgeçmek istedim.

Bu konuyla ilgili 2 blogdan fikir alarak 3 ayı 37 parça kıyafetle geçirmeyi ve o süre boyunca hiç giyim alışverişi yapmamayı denemeye karar verdim.

Kapsül gardırop tecrübesine başlayıp ayrıntılı bir şekilde düşünerek, özel olarak hazırlanmış küçük bir gardıropla yaşamaya başlayınca neşemden bir şey eksilmediğini gördüm. Mutluluğun dışarıdan alınan nesnelerle ilgili olmadığını, insanın içinden geldiğini de.

Kapsül denemesiyle geçirdiğim 1 yılda yaşadığım her şeyi, mücadelemi, atılım anlarımı her gün blogumda paylaştım. 2016 geldiğinde, kalbim ve alışkanlıklarım tekrar sağlıklıydı.

Kapsül diyetini gerçek hayatımla kaynaştırmanın zamanı gelmişti. Her 3 ayda bir bunun için planlamalar yapma ve dolabımı hep aynı sayıda kıyafetlerle oluşturma düzenini artık kısmen bırakıyorum.

Ama bu tecrübenin ruhu hep benimle olacak artık – daha az ve daha bilinçli alışveriş, daha küçük ve işlevsel bir gardırop ve daha fazla keyif.

Alışveriş çılgınlığından kurtulmak veya dolabını sevmediği, giymediği kıyafetlerle doldurmayı bırakmak isteyenleri bu tecrübeyi yapmaya davet ediyorum.

Kapsül Gardrop Kuralları

* Mevcut kıyafetlerinizi ve gözden geçirin ve hangilerini o sezonun 37 parçasına dahil edeceğinize karar verin

Bu 37 parça evde iş yaparken giydiğiniz kıyafetleri, çantaları, mayoları, antrenman kıyafetlerini, pijama, gecelik ve iç çamaşırlarını, çorapları, takıları ve aksesuarları içermez. Üst ve alt parçalardan, elbise, ceket ve kabanlardan, ayakkabılardan oluşur.

Neden 37? Farklı sayılar denedikten sonra benim için uygun olanın bu olduğuna karar verdim. Örneğin 9 çift ayakkabı, 9 alt ve 15 üst parça istediğimi anladım. Kalan 4 parça da elbise ve ceketler için bana göre yeterliydi.

Burada mesele alışveriş eğilimlerinizden ve / veya dolabınızın durumundan hoşnut olmadığınız için yeni bir şey denemektir. Sayıya takılmayın. 37 sizin için doğru sayı değilse, size uygun olanı bulun.

* 3 ay boyunca sadece bu 37 parçayı giyin

Ben gardırobumu hazırlarken mevsimleri şöyle böldüm: Ocak – Mart (Kış), Nisan – Haziran (İlkbahar), Temmuz – Eylül (Yaz) ve Ekim – Aralık (Sonbahar).

* Kapsül dolabınızın keyfini çıkarın ve 3 ay alışveriş yapmayın, ta ki…

Devamı bir sonraki kuralda.

*Sezonun bitmesine 1 – 2 hafta kalana kadar

Sezonun son 1 veya 2 haftasında sonraki sezonun dolabını düzenlemek için planlar yapmaya ve mağazalara bakmaya başlayın.

* Bunun minimalist bir yaklaşım olduğunu unutmayın

Bu tam olarak bir kural sayılmaz ama gerçekten önemli. Yeni sezon için neler alacağınız size kalmış ama meselenin daha az şey almaya çalışmak olduğunu unutmayın. Tarz yaratmak eğlenceli olmalı tabii, yeni sezon için alışveriş yapmayı seviyorum. Ve her yeni dönem alışverişini dolabıma 4 ila 8 yeni giysi eklemiş olarak tamamlıyorum.

Dolabınızı Hafifletmek İstiyorsanız Bu 3 Hızlı Adımı Atın

1. Dolabı boşaltın

Dolabınızı tamamen boşaltın. Ciddiyim, her şeyi çıkarın ve yatağınızın üstüne koyun. Hile yapmayın –  tarz yaratmanın sırrı her şeyi birdenbire ortaya çıkarmaktır. “Bunu seviyorum ve giyiyorum” dediğiniz şeyleri boş dolaba geri koyarken tarzınız neredeyse onaylayan bir çığlık atacak. Fakat dolabı “Eh işte, fena değil, belki bir gün giyilebilir” dediğiniz parçaları geri koyarken aynı şey olmayacak. Değerlendirmeyi buna göre yapmanız gerekiyor.

2. Çıkardığınız şeylerin her birini aşağıdaki gibi 4 kümeye ayırın

*Yaşam tarzıma uyuyor, iyi ki almışım, içinde kendimi güzel ve güvenli hissediyorum, seviyorum ve şu anda giyebilirim dediklerinizi dolabınıza geri yerleştirin.

*Üstünüze tam olarak uymayan, rengi sizi pek açmayan, arada bir göz attığınız ama giymediğiniz, duygusal değeri olan veya verdiğiniz paraya kıyamadığınız için muhafaza ettiğiniz parçalar ” Belki” kategorisine girer. Onların hepsini bir kutuya koyup uygun bir yere kaldırın. İstediğiniz zaman alıp kullanabilirsiniz tabii ama muhtemelen bunu yapmayacaksınız. Sezonun sonunda hala hiç el sürmediyseniz onlarla vedalaşmanın zamanı gelmiş demektir.

* I – ıh, olmaz dediğiniz parçaların kaderi net bir şekilde bellidir. Birilerine verin, bir arkadaşınızla kıyafet değiş – tokuşu yapın, internet sitelerinde birinde satın; bir şekilde onlardan kurtulun.

*Dolabınızı sezon dışı parçalarla kalabalıklaştırmayın. Beğendiğiniz, giyeceğinizi düşündüğünüz ama sezona uygun olmayan parçaları hurç vb. bir şeyin içine koyup zamanı gelince kullanmak üzere kaldırın.

3. Bir kenara ayırdığınız ve dolaba geri koyduğunuz kıyafetleri gözden geçirin

Gardırobunuza sadece gerçekten beğendiğiniz ve giyeceğiniz kıyafetleri koyduktan sonra bir durum değerlendirmesi yapın. Bunlar, ayakkabılarınızla beraber, sezonu geçirmeniz için yeterli mi yoksa eksikler var mı? Yatağın üstündeki giysiler arasında dolaba koyacak hiçbir şey olmadığından emin misiniz? Veya dolap yine de çok kalabalık oldu ve bir kısmını çıkarmalı mısınız? Bunları düşünün ve gerekiyorsa alışverişe çıkıp dolapta asılı olanları tamamlayacak eksik parçaları aramaya başlayın.

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçimi