moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Kedi Bakımının Püf Noktaları: 2. Bölüm

0 28

Merhabalar sevgili Binkelam okuyucuları. Bilimum hayvanatın dostu yazarınız Nehir; okul bitirme telaşı ve ardından gelen iş bulma – kaybetme – tekrar bulma döngüsü nedeniyle fazlaca ihmal ettiği kedi bakımı yazılarına çevreden gelen yoğun istek ve yazılan ilk yazının sitede başıboş durmasından duyduğu rahatsızlık nedeniyle devam ediyor. Yazı dizimizin bu ikinci bölümünde kedilerin gündelik alışkanlıklarına, çeşitli hareketleriyle size ifade etmeye çalışıyor olabilecekleri şeylere ve evinde kedi beslemek isteyenlerin mutlaka dikkat etmesi gereken kimi noktalara değineceğiz.

 

Kedi bakımının püf noktaları konulu diğer  yazımda (Yazı için buraya tıklayabilirsiniz.) da belirttiğim üzere kediler bir takım anaç isteklerimizi tatmin etmek, göz zevkimizi beslemek ya da Instagram’a sevimli kedi videoları yüklemek için evimize aldığımız biblolar değillerdir. Her ne kadar yaşama biçimleri insanlara nazaran daha direkt ve içgüdüsel nitelikte olsa da onların da kendilerine özgü alışkanlıkları, tercihleri, ihtiyaçları ve en önemlisi karakterleri vardır. Üstelik birkaç belli başlı ortak nokta dışında çoğu karakter özelliğinin de bütün kedilere genellenmesi mümkün değildir. Etrafımızda kedi besleyen ya da kedilerle bir şekilde yakın ilişki içinde olan insanlardan konuşan kedi, sessiz kedi, oyuncu kedi, insan canlısı kedi, soğuk kedi, yaramaz kedi, sakin kedi gibi tanımlamalar duymamız da işte bu yüzdendir.

kedi-bakimi-ipuclari

Pek çok kişinin inandığının aksine kediler genel olarak mesafeli, nankör, bencil ve asi hayvanlar değillerdir. Bu inançlar kedilerin gerçek karakterlerini yansıtmaktan ziyade biz insanların evcil hayvan anlayışının bir ürünüdür. Doğada var olan her canlı gibi kedilerin de yaşamlarının odağında öncelikle beslenme ve barınma gibi ihtiyaçlarını gidererek hayatta kalmak ve üreyerek nesillerini devam ettirmek vardır. Kedilerde sık sık görülen rahatına düşkün olma özelliğinin de bunlardan sonra gelen ve baskın olarak ön plana çıkan bir karakteristik olduğunu söyleyebiliriz. Kısaca kimi kediler sahipleri yanlarında olmadan uyuyamazken sizin kedinizin tek başına yatmayı tercih etmesi, hatta onu kucağınıza aldığında sinirlenmesi ya da saldırganlaşması sizi ya da evinizi sevmemesinden değil, kendine özgü rahatlık algısından kaynaklanır.

Bunun yanında sahipleriyle birlikte uyuyan kedilerin de bunu herhangi bir sevgi ya da sahiplenme hissiyle yaptıklarını kanıtlayan herhangi bir bilimsel araştırma söz konusu değildir. Kedilerin sahiplerine ya da evlerine karşı hiçbir biçimde “sevgi” duygusu geliştirmediklerini söylemek yanlış olsa da insanlarla girdikleri pek çok fiziksel temasta sevgiden çok vücut ısısı alışverişini düşündükleri bilim adamlarınca üzerinde uzlaşılan yaygın bir görüştür.

kedileri-anlamak

Kedinizin size sevgi ya da yeterli yakınlık göstermediğini düşünüyorsanız öncelikle onun kendi cinsine karşı nasıl bir tavır takındığını gözlemlemenizi şiddetle öneririm. Kediler bir çöp kutusundan ağır bir poşeti çıkarıp içindekileri yemek gibi çeşitli zorlu mücadeleler haricinde vahşi doğada ya da sokakta sürüler halinde hareket etmez, tek eşliliği benimsemez, olgunluk çağına eriştikten sonra kendi yavrularına ya da diğer akrabalarına özel bir ilgi göstermezler. Kedilerin doğasına uzun evrim sürecinde işlenmiş olan bu kodların anlaşılması ve kabul edilmesi evde ya da sokakta kedi bakımı açısından son derece kritiktir. Kendi cinsine karşı bile çok nadir fiziksel sevgi gösterilerinde bulunan, bulunduğunda da bunu yavrularını hayatta tutmak ya da üremek amacıyla yapan bir hayvanın her eve geldiğinizde ayaklarınıza kapanıp sizi öpücüklere boğmasını beklemeniz garip ve yersiz olacaktır. Eğer bu tarz jestleri kendiliğinden gösteren bir kediniz varsa elbette bu insanın içini ısıtan güzel bir durum olacaktır, ancak aksi yöndeki düşünce hayvanları sevecenler ve sevecen olmayanlar olarak kategorize etmenize neden olacak ve hayvanseverliğin özüyle çelişecektir.

kedilerin-karakteri

Eğer evinize sokaktan yavru bir kedi aldıysanız ya da sokaktan ya da başka bir evden yetişkin bir kediyi sahiplendiyseniz onun sizin beklenti ve isteklerinize göre yaşamasını bekleyemezsiniz. Dostunuza tuvaletini doğru yere yapmak ya da asla girmemesi gereken kimi odalardan uzak durmak gibi konularda kedi eğitimi vermeniz mümkün olsa da çok büyük ihtimalle onu eğitebileceğiniz konular bunlar ve benzeri temel noktalarla sınırlı kalacaktır.

Kediler son derece akıllı ve şartlanarak öğrenmeye açık hayvanlar olsalar da eğitime tepki vermeleri köpeklere nazaran çok daha zordur. Bu durum kurallara uymak konusunda isteksiz olan kedinizin istek ve ihtiyaçlarını nasıl anlayıp gidereceğiniz konusunda sizi şüpheye düşürebilir, ama korkmayın, kedileri anlamak insanları anlamaktan kat be kat daha kolaydır. Kediniz eve alıştıktan sonra sizden sevgi istediğinde yanınıza gelecek, ona dokunmanızdan rahatsız olduğunda gözlerini kısıp kuyruğunu hızlı ve sert biçimde sallayacak, dışarı çıkmak istediğinde kapı ve pencerelerin, yemeği azaldığında ya da suyunu bayat bulduğunda ise mama ve su kaplarının etrafında sırtını kabartarak dolaşacaktır. Yazımızı burada noktalamadan önce kedilerin suya yaklaşımları konusunda pek çok kedi sahibinin anlam veremediği bir noktaya değinmek isterim. Kediler taze suyu severler. Eğer kedinizin su kabı temiz ve ağzına kadar dolu olduğu halde suyuna dokunmuyor ve bir şeyler istediğini anlatan sesler çıkarıyorsa ona çeşmeden ya da şişeden taze doldurulmuş su getirmenizi istiyor olabilir. Bu durum su kadar olmasa da mama konusunda da geçerlidir.

Frankie’yle kedi bakımı maceralarımız için tıklayın

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.