moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Medyum: Jack Torrance Yavaş Yavaş Nasıl Delirdi?

0 216

Aslında kötü biri değildi Jack Torrance, cidden; ama ciddi boyutta bir alkol sorunu vardı ve içtiği zaman kötü bir insanmış gibi davranabiliyordu. Bir gün küçük oğlunun kolunu kırmıştı mesela, öğretmenlik yaptığı son okulda bir öğrencisinin canını fena halde yakmıştı. Stephen King Medyum adlı romanında öyle güzel anlatıyor ki insanları şekillendiren şeyleri, ona kızıyor ama biraz da anlıyorsunuz. Babası annesine şiddet uygulayan bir adam, annesi bu kadere razı bir halde yaşayıp giden pasif bir kadındı, kardeşleriyle beraber zor bir çocukluk dönemi geçirmişti. Çocukken onun yaşadığı gibi yaşayıp da psikolojik sorunları olmayan bir yetişkin olmak imkansız değildi ama bunun başarılamaması anlaşılabilirdi.

Romanın adı Medyum ama tam tercüme edilmesi gerekirse Işıltı demek gerekir aslında, orijinal ismi olan The Shining bu anlama geliyor. Jack’la Wendy’nin oğlu Danny Torrance ailecek kalacakları otelin aşçısı Dick Hallorann ile tanıştığında adam çocuğun psişik yeteneklerini bu şekilde isimlendiriyor. Danny oldukça güçlü sezgilere sahip olan, bazen geçmişte olanları ya da gelecekte olacakları gören veya başka bir odada olan babasının telefonda arkadaşıyla neler konuştuğunu duymadan bilen bir çocuk. Ondaki ışıltıdan Hallorann’da da var ama onunki daha zayıf.

Yaşadığı olaylardan sonra en azından şimdilik öğretmenlik yapma şansı kalmayan Jack orada kış boyunca çalışmayı kabul ettiği için ailecek kalacakları otel, Overlook Oteli karanlık bir geçmişi olan bir yer. Geçmişte siyaset ve sanat dünyasından popüler insanların yanı sıra mafya babaları falan da kalmış orada, cinayetler, intiharlar yaşanmış. Yine kış bakıcılığı yapan bir adam cinnet geçirip ailesini öldürmüş ve kendisi de intihar etmiş. Onlar bunu bilmiyorlar ama otel, Torrance ailesine bu karanlık geçmişten kalan hortlaklarla, kötü ruhlarla falan beraber teslim ediliyor. Geldikleri gün, son konuklar, otel yetkilisi ve çalışanlar orayı terk ettiğinde bu küçük aile onlarla baş başa kalıyorlar. Bir süre sonra en yakın yerleşim merkezine bilmem kaç kilometre mesafede olan otelin çevresinin karlarla kaplanacağını, dış dünyayla radyo, telsiz gibi 1 – 2 aleti kullanmak dışında hiçbir bağlantıları kalmayacağını, bunun izole bir dönem olacağını biliyorlar tabii ama otelin hayaletleri tarafından rahatsız edileceklerini değil. Hem de ne rahatsız edilmek!

Üçlünün zayıf halkası, alkol gibi bir zaafı olan, kendine güveni azalmış, bazen kendisinin intihar etmesinin ailesi için iyi olacağını düşünen Jack; bu yüzden hayaletler ona hücum ediyorlar. Otelde hiç içki yok ama istedikleri zaman var olduğunu düşünmesini ve içip içip sarhoş olmuş biri gibi davranmasını sağlayabiliyorlar. Düşüncelerini değiştirebiliyorlar, normalde babasının şiddet eğilimi onun için kötü ve korkutucu bir şeyken, onun yaptıklarını bir aile reisinin ailesine sözünü dinletebilmek ve doğru davranmalarını sağlamak için yapması gereken olağan şeyler olduğunu düşünmeye başlıyor. Yavaş yavaş deliriyor Jack Torrance; karısı, yaşanan ürkütücü şeylerden sonra depodaki kar arabasına binerek oteli terk etmeleri için ısrar ettiğinde arabanın içindeki parçalardan birini karların içine fırlatıyor ve bunun için kendince makul bir mazeret buluyor.

Otelin asıl ele geçirmek ve hayalet kadrosunda çalıştırmak istediği kişi ise Danny, çünkü onun sezgi gücü planladığı kötü şeyleri hayata geçirmesi için büyük bir fırsat. Bu küçük oğlan çocuğu anne – babasını gördüğü hayaletlere, geleceğe dair sezgilerine, duvarların ardında geçmişten kalan çok fazla kan olduğuna ve burada kalmalarının bir felakete, kendi felaketlerine sebep olabileceğine inandırmakta güçlük çekiyor. Ama ikisi de onun psişik yeteneklerinin ve hayali arkadaşı Tony’den birtakım istihbaratlar aldığını biliyorlar aslında. Wendy zamanla oğlunun uyarılarını daha ciddiye almaya ve korkmaya başlıyor, kocasındaki olumsuz değişimin de farkında. İlk başlarda keyifli günler geçirdikleri bu otelde Jack’i yavaş yavaş ele geçiren bir şey var ve karısı bunun farkında. Günler geçerken kendisi de kötü şeyler sezmeye başlıyor. Jack’a gelince, zaman geliyor otelin olayının zaten farkına varıyor o ve otel kendisini alsın, kötülüğüne dahil etsin istiyor. Giderek kendisi olmaktan çıkıyor, içine kötü, karanlık, çirkin bir şey yerleşiyor. Aklının başına geldiği ve mantıklı düşünebildiği zamanlar gittikçe azalıyor. Sonunda da yok oluyor. O artık karısı ve oğlu için ölümcül bir tehlike az eden biridir.

Yıllardan sonra bir kere daha okudum Stephen King’in Medyum isimli romanını ve bir kere daha sevdim. Gerilim romanları okumayı seviyorsanız mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Stanley Kubrick Cinnet ismiyle filmini de yaptı bunun, onu da bir ara film kategorisine yazacağım.

Ziyaretiniz için teşekkürler. Okumamı tavsiye edeceğiniz romanlar varsa lütfen yazın, internetten araştırırım, bana hitap edeceğini düşünürsem memnuniyetle bulup alır, okurum. Okumayı, öğrendiğimden bu yana severim ben. Artık eskisi kadar çok okumuyorum, kitap olarak yani, yaptığım işler çok zamanımı alıyor ve bu yüzden kitap okumaya ayırdığım zaman azaldı. Ama hiçbir zaman tamamen bırakmadım ve bırakamam. Kitap okumak büyük bir keyiftir, bilen bilir.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.