moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam
ankara escort, ankara escort, ankara escort, avcılar escort, şişli escort, sincan escort, çankaya escort, eryaman escort, etlik escort, keçiören escort, cebeci escort, pendik escort, kartal escort, maltepe escort, istanbul escort,

Ölüm Treni / Backtrack: Film 2015

Film

13 Aralık 2016 yazan Hilal Uslu

Sürükleyici, ağır giden temposuna rağmen insanı sıkmayan bir gerilim ve gizem tarzı film seyretmek istiyorsanız Ölüm Treni (Backtrack) aradığınız yapım olabilir. Backtrack ne demek ona da baktım bu arada; kelimenin birkaç anlamı içinde bu filme en uygun düşeninin “Aynı yoldan geri dönmek” olduğuna karar verdim. “Geri çekilmek” olarak da düşünülebilir belki. Başrolde oynayan Adrien Brody’nin canlandırdığı psikolog Peter’in durumu bu 2 ifadeye de uyuyor. Film aile sorunları, hayatın en büyük acılarından biri olan evlat acısı, geçmişte yaşanmış ve hatırlanma ihtimali ne kadar korkunç geliyorsa artık; bilinçaltının baya bi derinlerine atılmış ve parça parça hortlayan travmatik bir deneyim, evli olduğun halde yalnız hissetme sıkıntısı, hayaletler tarafından ziyaret edilip durma sıkıntısı gibi bir sürü acı verici, sevimsiz ve ürkütücü olayın etrafında dönüyor.

 

Ölüm Treni’nin konusu şöyle: Kızı Evie’yi 1 yıl önce kaybetmiş olan Peter sıkıntılar içinde debelenen bir psikologdur. Eşi Carol durmadan yatıştırıcı ilaçlar aldığı için neredeyse yatakta yaşamaktadır. Peter’in kızının öldüğü gün gözünü ondan ayırıp başka bir şeyle ilgilenmiş olmakla ilgili bir suçluluk duygusu vardır ve arada bir eskiden asistanlığını yapmış olduğu tecrübeli bir psikologla görüşerek kendisiyle yüzleşmeye, içinde gizlenmiş bazı şeyleri çözmeye çalışmaktadır. Peter ve eşi kızlarının ölümünden sonra başka bir yere taşınmışlardır ve muayenehanesine, görüştüğü psikologun gönderdiği hastalar gelmektedir. Peter zamanla her biri tuhaf ve ürkütücü tavırlar sergileyen ve kendisini bir şeyi bulmaya, anlamaya teşvik eden bu hastaların hepsinin 1987’de ölmüş olduğunu anlar. Görüştüğü insanlar, ona yardımcı olmaya çalışan psikolog da dahil hep ölmüş kişilerdir.

Olaylar ilerledikçe Peter’in geçmişinde bilinçaltının en uzak köşelerine attığı, arada birtakım çağrışımlar olsa bile asla tam olarak hatırlayamadığı bir anısı olduğu ortaya çıkar. Hastalarıyla, daha doğrusu hasta formundaki hayaletleriyle ilgili araştırmalar yapan Peter bu anının izlerini sürmek üzere çocukluğının geçtiği yere, babasının yanına gider. Sıkıntısı ve çaresizliği giderek artmaktadır ve bir bilim insanı olarak bu kendisine ters gelse bile, çaresizliğinin etkisiyle gerçeküstü cevapların peşinde koşmak durumundadır. Kızının ölüm şeklinden dolayı duyduğu suçluluk duygusuyla sanki içindeki gizli bir düğmeye basılmıştır, olaylar onun kontrolünde değildir. Kasabada, intikam isteyen hayaletlerden gelen sinyalleri çözmeye çalışır ve onların gösterdiği yönde ilerlerken geçmişine dair korkunç gerçeklerle yüzleşecektir.

Ölüm Treni (Backtrack) filmini izlerken Brody’nin oyunculuğundan çok etkilendim. Mutsuz ve sıkıntılı jest ve mimikleri, kızına olan sevgisi, kollarını açmış onun hayaletini kucaklamak üzere giderkenki yüz ifadesi ve gördüğünün gerçek olmadığını hatırladığı andaki hayal kırıklığı, korkusunu, şaşkınlığını, yorgunluğunu ve çaresizliğini yansıtan yüz ifadeleri çok iyiydi. Filmde gizem unsuru hep canlı, hep bir şeyleri merak ediyorsunuz izlerken, hayaletlerin ne demek istediğini, Brody’nin kızının öldüğü gün takıldığı şeyin ne olduğunu falan; bu yüzden, en sonundaki kısa bir bölüm haricinde pek bir aksiyon olmadığı halde, hiç sıkılmıyorsunuz. Yani ben sıkılmadım.

1.5 saat süren filmin yönetmek koltuğunda oturan isim Michael Petroni. Oyuncu listesine gelince: Adrien Brody, Sam Neill, Bruce Spence, Robin McLeavy, George Shevtsov, Jenni Baird, Emma O’Farrell, Anna Lise Phillips ve Chloe Bayliss.

“Ölüm Treni / Backtrack: Film 2015” için 2 cevap

  1. derya soygül dedi ki:

    Heyecanli bie filme benziyor.

    • Hilal Uslu dedi ki:

      Ben zevkle seyrettim. Küvet dolusu veya dolup dolusu kan tarzı korku filmlerini pek sevmem ama gerilim ve polisiye seviyorum; kitapta da, filmde de.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçimi