moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Parçalanmış (Split) Film İncelemesi

Film

6 Mart 2017 yazan nehir özer

Sizce de ilginizi çeken bir filmi sinemada, dev ekranda izlemek hafta sonları yapılabilecek en güzel aktivitelerden biri değil mi? Ben de havanın bahara döndüğü bu güzel Pazar gününde bir arkadaşımla vizyondaki en “izlenebilir” film gibi görünen Parçalanmış’ı seyrettim ve sitemizde daha önce incelediğimiz Yaşam Kürü ile birlikte 2017’nin beklenen gerilim filmlerinden biri olan Parçalanmış (Split) ile ilgili kişisel görüşlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

 

Biz Parçalanmış’a internette “Hangi filme gitsek?” diye dolaşırken göz attık ve fragmanını izledikten sonra filme bir şans vermeye karar verdik. Yani filmi izlediğimde hakkında psikolojik ya da fantastik gerilim olarak tanımlanabilecek türünden başka bir bilgim yoktu. Film başladığında ise yönetmenin Altıncı His (The Sixth Sense), Ölümsüz (Unbreakable) gibi efsane işlere imza atmış, ancak son yıllarda popülaritesini kaybeden ve Avatar: Son Hava Bükücü (The Last Airbender), The Happening (Mistik Olay) benzeri yapımlarla sinema dünyasında biraz da makaraya sarılan M. Night Shyamalan olduğunu gördüm. Shyamalan’ın filmlerini genel olarak beğendiğim ve korku-gerilim türüne yaklaşımını da sevdiğim için Parçalanmış’ın başlangıcında bu ismi görmek beni oldukça heyecanlandırdı.

Parçalanmış filminin konusu ilk bakışta alışılmış psikolojik gerilim senaryolarından ayrılıyor. Film kişiliği çocuklukta yaşadığı bir travma nedeniyle tam 23 parçaya bölünmüş bir adam tarafından kaçırılan 3 kızın hayatta kalma hikayelerini daha çok kendi geçmişinde de karanlık sırlar bulunan Casey’e (Anya Taylor-Joy) odaklanarak ele alıyor. Çoklu kişilik bozukluğu ya da psikiyatri literatüründe bugün kullanılan ismiyle dissosiyatif kişilik bozukluğu yaşayan Kevin Wendell Crumb’ı ise usta oyuncu James McAvoy canlandırıyor.

Parçalanmış Kevin’in farklı kişiliklerinin ve doktoruyla olan ilişkisinin ortaya konduğu, ayrıca kaçırılan kızlarımızın da bu dengesiz kişiyi tanıma çabalarının işlendiği ilk yarısıyla seyircide filmin geri kalanına dair büyük bir heyecan ve beklenti yaratmayı başarıyor. Bu noktada James McAvoy’un karakterler arasındaki saniyelik geçişlerde ve her bir karakteri kendine has özellikleriyle yansıtırken sergilediği mükemmel oyunculuğa değinmeden edemeyeceğim. İlk yarıda bunun yanı sıra üç kızımızdan hayatta kalma konusunda en deneyimlisi olan Casey’in çocukluğuna dair kimi sahnelere de şahit oluyoruz.

Film ikinci yarıda psikolojik gerilimden yavaş yavaş uzaklaşarak künyesinde de yer verdiği fantastik türe kaymaya başlıyor. Ancak bu geçişin, bana göre filmin kısıtlı süresinden dolayı, başarılı olduğunu söylemek maalesef pek de mümkün değil. Filmin bu bölümünü izlerken kendinizi neyi merak edeceğinize, neyi anlamaya çalışacağınıza karar vermekte zorlanırken bulabilirsiniz. Yine de McAvoy’un oyunculuğu sayesinde seyirciyi fazlaca rahatsız etmeden ilerleyen sahnelerin sonunda Parçalanmış seyirciyi insanın bir tür olarak gelişimine ve nasıl bir potansiyele sahip olduğuna dair sorularla baş başa bırakarak sonlanıyor.

Eğer psikolojik gerilim türüne ilginiz varsa, M. Night Shyamalan’ın bir senarist ve yönetmen olarak sizde hala kredisi kaldıysa veya izlediğiniz filmlerin sizi felsefi konularda düşünmeye itmesinden hoşlanıyorsanız Parçalanmış’a mutlaka bir şans vermenizi tavsiye ederim. Ancak filmden hayal kırıklığıyla ayrılmamak için beklentilerinizi fazlaca yükseltmemeye çalışmanız yerinde olabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Editörün Seçimi