moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Yaşam Kürü / A Cure For Wellness Film Eleştirileri

0 100

Geçtiğimiz günlerde sitemizde Yaşam Kürü (A Cure for Wellness) filmi hakkında bilgi veren bir yazı paylaşmıştık. Korku ve gerilim filmlerine oldukça düşkün biri olarak filmin kısa özeti ve künye bilgileriyle yetinmem imkansızdı, ben de Binkelam için bir de filmin The Guardian, New York Times, Independent gibi prestijli yayın organlarında yer alan incelemelerinden bir derleme kaleme almaya karar verdim.

 

Amerika’da 2016 yılının Aralık ayında, Diğer pek çok ülkede ise 2017 Şubat’ının ortalarında gösterime giren Yaşam Kürü’nün senenin ilk korku filmlerinden biri olması ve heyecan uyandıran fragmanı nedeniyle türün hayranları tarafından büyük bir ilgiyle karşılandığını söylemek mümkün. Ancak yapılan eleştirilere şöyle bir göz attığınızda filmin gördüğü ilginin karşılığını pekiyi veremediğini anlıyorsunuz. Filmle ilgili yazdıklarını okuduğum eleştirmenlerin değindikleri ortak noktalar filmin normalden oldukça uzun olan ve hiç de dolu dolu geçmeyen yaklaşık iki buçuk saatlik süresi, akmayan hikayesi ve barındırdığı mantık hataları. The Guardian’dan Wendy Ide’a göre film kendi içinde harika bir atmosfer yaratmayı başarsa ve yer yer türünün Stoker, Crimson Peak, Shutter Island gibi başarılı örneklerinin havasını yakalasa da odak noktasını koruyamadığından bu avantajlarını yeterince değerlendiremiyor.

Yaşam Kürü aslında konu, yönetmen ve kadro açısından son derece şanslı bir film. Yönetmek koltuğunda daha önce Karayip Korsanları serisinin de yönetmenliğini yapan Gore Verbinski oturuyor. Filmin potansiyel seyircilerde bu denli büyük bir beklenti, ardından da hayal kırıklığı yaratmasının sebeplerinden en önemlisi belki de bu. Ancak filmin aldığı olumsuz eleştirilerde ilk bakışta son derece dikkat çekici olan konusunun altını dolduramamasının ve deyim yerindeyse “sündürmesinin” de kesinlikle payı var. Konuyu kısaca özetlemek gerekirse; genç ve hırslı bir yönetici olan Lockhart, çalıştığı şirketin CEO’suyla buluşmak üzere İsviçre dağlarında yer alan bir sağlıklı yaşam merkezine gidiyor, ancak burada geçirdiği kısa sürede sunulan “mucizevi” tedavi yöntemlerinden şüphelenmeye başlıyor. Şüphelerinin peşinden gitmeye başladığında ise kendisine şaibeli bir biçimde merkezin tedavisinde uzmanlaştığı bir hastalığın teşhisi konuyor ve akıl sağlığı hiç hayal etmediği biçimde sınanıyor.

IMDB puanı (3 Şubat 2017 için) 6,6 olan Yaşam Kürü konusu itibariyle Leonardo DiCaprio’nun rol aldığı 2010 yapımı Zindan Adası filmini çağrıştırsa da konuyu işleyişi ve sonuca bağlayışı açısından aynı şeyi söylemek mümkün değil. The Telegraph’tan Tim Robey’e göre DiCaprio’nun daha genç ve daha hastalıklı bir taklidi gibi görünen başrol oyuncusu Dane DeHaan maalesef oyunculuk performansı açısından Oscar’lı yıldızın yanına yaklaşamıyor.

Filmi izlemeden hakkında olumlu ya da olumsuz bir yorum yapmak doğru olmasa da kendim adına okuduğum incelemelerden sonra Yaşam Kürü’ne olan ilgimin biraz da olsa azaldığını itiraf etmeliyim. Ancak önceden de belirttiğim gibi, korku ve gerilim filmleri söz konusu olduğunda pek de ayrım yapmayan biri olarak film vizyona girdiğinde, yalnızca pek çok eleştirmen tarafından övülen atmosferi için bile olsa, mutlaka izlemeyi düşünüyorum.

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.