moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

“Yok Böyle Bir Kına Gecesi!” Dedirtecek 10 Fotoğraf

0 485

Elif Bestem Sinan – Cihan Taşkömür çiftinin kınası sırasında çekilen fotoğraflardaki coşkuyu görünce neden “Yok böyle bir kına gecesi!” diye başlık attığımı anlayacaksınız sanırım. Çiftin fotoğraflardaki enerjisi, esas kızın hep gülen yüzü öyle güzel ki. Kına gecesinin gerçekleştiği mekan İstanbul Avcılar – Ambarlı’daki Menderes Balaban Kır Düğünü Salonu. Gecenin anlam ve önemine uygun aksiyonlar da Cansu Aksoy Organizasyon tarafından gerçekleştirilmiş. Ve bu eğlenceli kına gecesi, akşam saatlerinde bastıran şiddetli yağmura rağmen keyfinden bir şey kaybetmemiş. Kardeşim gitti oraya, öyle diyor, ben onun yalancısıyım.

Günümüzün kına geceleri genelde eskiden yapılanlar gibi hüzünlü, ağıtların yakıldığı bir tören şeklinde gerçekleşmiyor. Böyle düğün öncesi düğün gibi şenlikli organizasyonlar yapılıyor artık. Bu arada, “Geline neden kına yakılır?” diye sordum da Google’a, kına yakmak Türk – İslam göreneğine göre adanmışlıkla ilişkili bir adet ve geline yakıldığı zaman onun kendini, hayatını eşine adayacağını simgeliyor. Tam olarak “Eşine kurban olsun” diye aslında. Kına askerlere vatana, kurbanlık hayvanlara Allah’a kurban olsunlar diye yakılırmış, gelinlere de bunun için. Ayrıca kınanın evlenecek çifti kötülüklerden, nazara gelmekten koruyacağı, aşklarının sonsuz olmasını sağlayacağı yolunda görüşler de var. Böyle şeyler yöreden yöreye değişir biliyorsunuz, kına, Anadolu’nun bazı yerlerinde bekareti simgeliyor, bazı yerlerde “Cennet sıvası” olarak anılıyor ve yakılması sevap sayılıyor.

İşin özünde kına ağıtları söyleyerek gelini ağlatmak var ve ağlamayan gelin kocasında gönlü olduğu için ayıplanırmış, biliyor muydunuz? Gönlü olmadan mı evlensin yani diycem ama daha ziyade gelinin efendi efendi oturması ve bu yöndeki duygularını göstermemesi gerektiği ima ediliyordur sanırım. Ayrıca “Hem ağlarım, hem giderim” olayı da var , bir gelin adayı, normal şartlar altında, kınasında ağlasın veya ağlamasın, ailesinden koptuğu için bir burukluk duyar herhalde.Ve ailesi de, o yanlarından ayrıldığı için hisseder aynı şeyi.

Geleneklere bağlılığı devam eden yörelerde hala çok önemli olan bu adet birçok büyük şehirde uygulanmıyor artık veya böyle eğlenerek, kına partisi tarzında yapılıyor. Zaman geçiyor, adetler değişiyor. 150 yıl sonra mesela, bambaşka bir şeyler geçerli olacak ve bu dönemde yapılan bu tip etkinlikler “Bir zamanların adetleri” olarak değerlendirilecek. Değil mi?

Bunları da beğenebilirsin Yazarın diğer kitapları

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.