glory foxxx is being massaged.www.desixnxx.club amateur bbw group stripping at the bar.
blow queen swallows his sperm. jav xxx
freeporn

Başarılı Boykotların Sırrı

0 1.119

Boykot, sözlük anlamıyla, kişilerin sosyal, politik veya çevreyle alakalı nedenlerle bir şeyi almaktan ya da kullanmaktan, bir insanla, grupla, bölgeyle ya da ülkeyle ilişki halinde olmaktan gönüllü olarak ve kasten, protesto amacıyla kaçınmalarıdır. Boykotun amacı en geniş anlamda bir kurumu maddi zarara uğratmak, ahlaki, politik ya da dini farkındalık oluşturmak veya boykot edilen kişiyi/kurumu davranışlarını değiştirmeye zorlamak olabilir.

Ülkemizde de tarihin belli dönemlerinde, hatta yakın tarihte gündeme gelen boykotlar oldukça karmaşık eylemlerdir. Kelimenin tanımı basit olsa da pek çok insanın belirli olarak bir ürüne, kişiye ya da kuruma karşı birleşmesi ve ona belli ölçüde zarar vererek beğenilmeyen davranışlarını ya da tutumlarını değiştirmesini sağlaması zordur. Pek çok boykot protestosu küçük gruplar çerçevesinde başlayıp henüz duyulamadan saman alevi gibi sönerken yine bir avuç insanın çabasıyla başlayıp ortaya önemli sonuçlar çıkaran boykotlar da olmuştur.

 

Boykotlar genellikle “zayıf olanların” güçlü olanları deyim yerindeyse dize getirmek için ortaya koydukları barışçıl eylemlerdir. Eğer kitlesel olarak ya da belli bir bölgede yeterli oranda yayılır, çok sayıda insan tarafından uygulanırlarsa siyaset, ekonomi, insan hakları, şirket politikaları ve hatta uluslar arası ilişkiler gibi alanlarda insanların seslerini duyurmalarının ve söz konusu konularda insanlık onuruna yakışır değişimler meydana gelmesi için kullanılabilecek güçlü birer silah olabilirler.

 

Bir Boykotu Başarılı Kılan Faktörler Nelerdir

Northwestern Üniversitesi’nden Profesör Brayden King’in yürüttüğü 2008 tarihli bir araştırma genele bakıldığında bir boykotun başarısını belirleyen iki ana etmen olduğunu ortaya koymuştur. Bunlardan birincisi boykotun hedef aldığı kişinin, kurumun ya da oluşumun gördüğü sosyal desteği azaltma yeteneğidir. Örneğin üretimde çocuk işçi çalıştırdığı bilinen bir marka, eğer ürünleri dünya çapında büyük bir kullanıcı kitlesine sahipse ve bu kitle her ne olursa olsun markanın ürünlerinden vazgeçmiyorsa, küçük bir kitlenin uyguladığı boykotu görmezden gelebilir. Ancak çocuk işçi çalıştırma söylentileri ayyuka çıkar, ortaya bazı kanıtlar konur ve pek çok kişi firmayı bu adaletsiz tutumu nedeniyle protesto ederse işler değişir. Böyle bir senaryoda, eğer işler yolunda giderse, şirketin maliyetleri düşürmek için yaptığı hak ihlalleri pek çok kişi tarafından bilinir hale gelir ve tüketici kitlesinde belirgin bir azalma oluşur. Karlılıkların düşmesinden ve şirketin toplum içindeki kabul edilirliğinin düşmesinden rahatsız olan yöneticiler üretim sistemlerinde değişime gitmeye, çocuk işçi çalıştırmayı belli oranda, aşamalı olarak ya da tamamen bırakmaya karar verebilirler.

Bir boykotun başarısı üzerinde etkili olan ve bilimsel olarak kanıtlanmış ikinci faktör ise medyanın boykota olan ilgisidir. Bir boykot kendine ana akım medyada ne kadar fazla yer bulursa o kadar geniş kitlelere yayılır ve dolayısıyla etki alanı genişler ve gücü artar. Günümüzde sosyal medyayı da başarılı bir boykot gerçekleştirebilmek için yoğun ve etkili biçimde kullanılması gereken alanlardan biri saymak mümkündür. King’in araştırmasının ortaya koyduğu en ilginç bulgu ise bir kurumun bir boykotu dikkate alması konusunda “ürün satışlarında yaşanan düşüşün” sandığımız kadar büyük bir etkiye sahip olmadığıdır. Araştırmanın sonuçlarına göre gelir ve karlılıktaki azalma ancak halkın gözündeki imajın olumludan olumsuza doğru dönüşmesiyle, yani kurumun kabul edilirliğinin azalmasıyla birlikte ilerliyorsa boykotun başarısına katkıda bulunmaktadır.

Tarihte Önemli Boykotlar

Tarihin Kabul Edilen İlk Boykotu

Boykotların tarihi hayal edebileceğimizden çok daha eskilere dayandırılabilir. Günümüzde geçerli kabul edilen ve tarih kitaplarına geçen ilk boykot M.Ö. 494 yılında Roma halkına dahil olup toplumun alt tabakasında bulunan pek çok kişinin, üst tabaka tarafından hor görüldükleri, kötü muamelelere maruz kaldıkları ve insanlık onurlarının zedelendiği gerekçesiyle şehri terk etmeleridir. Bu kişiler Roma’ya ancak yöneticiler onlara çeşitli imtiyazlar tanımayı kabul ettikten sonra dönmüşlerdir. Bu durum söz konusu boykotu aynı zamanda ilk başarılı boykot yapmaktadır.

Montgomery Eyaleti Otobüs Boykotları

Tarihin en başarılı boykotlarına imza atan gruplardan biri Afrika kökenli Amerikalılardır. 1955 yılında Rosa Parks isimli siyahi kadının Montgomery eyaletinde otobüsteki yerini beyaz birine vermeyi reddetmesi Montgomery Otobüs Boykotu olarak bilinen büyük bir boykot eyleminin fitilini ateşlemiştir. Ünlü lider Martin Luther King’in de destek verdiği boykot çerçevesinde siyahi insanlar aylar boyunca Montgomery otobüs hatlarını kullanmak yerine hedeflerine yürüyerek, bisiklete binerek ya da arabalarını paylaşarak gitmişlerdir. Bölgede çalışan siyahi taksi sürücüleri de bu sürece kilometre başına uyguladıkları fiyat tarifelerini düşürerek destek olmuşlardır. Bir yıldan uzun süren boykot süreci sonunda Birleşik Devletler Yüksek Mahkemesi otobüslerde yapılan ırka dayalı ayrımcılığın Anayasa’ya aykırı olduğunu ilan eden bir açıklama yayınlamıştır.

Güney Afrika’ya Yönelik Boykotlar

1980’ler ve 1990’ların ilk yılları boyunca boykotlar Güney Afrika’da şiddetini giderek arttıran ırk ayrımcılığına karşı bir tepki aracı olarak kullanılmışlardır. Uzun yıllar boyunca pek çok ülke ve şirket Güney Afrika’yla diplomatik ve ekonomik ilişkilerini kısıtlamış, hatta tamamen kesmiştir. Günümüzde ülkedeki ırkçı politikaların tamamen ortadan kalktığını söylemek mümkün olmasa da durum eskisine göre çok daha dengelidir.

Abercrombie&Fitch Kadın Boykotu

2005 yılında 24 genç kız ünlü giyim markası Abercrombie&Fitch’i göğüs kısmında “Bunlar varken zekaya kimin ihtiyacı var?” (Who needs brains when you have these?) ve önünde “Kabusumda sarışındım.” (I had a nightmare I was a brunette.)” Yazan t-shirt tasarımları nedeniyle boykot ettiler. Kadınlık onurunu zedeleyen ve genç kızlarda sağlıksız bir vücut algısı oluşmasına neden olabilecek bu mesajlar onlara göre kabul edilebilir değildi. Bu boykot kampanyası, dar bir çevrede ortaya çıkmasına rağmen kadın örgütlerinden büyük destek gördü. Firma boykotun başlamasından bir ay sonra söz konusu mesajların basılı olduğu kıyafetlerin üretimlerini durdurdu.

Delano Üzüm Boykotu

Delano üzüm boykotu 1965 yılında üzüm üretiminde çalışan çiftçiler ardından başlatılan, Cesar Chavez ve Birleşik Çiftlik İşçileri Derneği tarafından yürütülen bir boykottur. Protestoların ilk ayağı 1965 yılında Delano’da çalışan Filipinli üzüm çiftçilerinin iş bırakma eylemine gitmeleriyle gerçekleşmiştir. Olayların kökeninde ise üzüm işçilerinin o dönemde Amerika’da en düşük ücret seviyesine sahip çalışanlar olmaları ve diğer Amerikan işçileri gibi hükümetçe kabul edilen asgari ücretten faydalanmak istemeleridir.

İşçilerin grevleriyle başlayan eylemler barışçıl yapıları sebebiyle kısa sürede halktan da ilgi ve destek görmeye başlamıştır. Üzüm işçilerinin hakları olan ücreti almaları ve daha adil şartlarda çalışmaları için kitlesel yürüyüşler düzenlenmiş, bunları geniş çaplı tüketici boykotları izlemiştir. Boykot sürecinde üzüm işçiliğiyle hiç alakası olmayan vatandaşlar bile üzüm üreten firmaların zararlarını azaltmak için ürünlerine yapıştırdıkları sahte etiketleri tespit etmek ve boykotun gücünü korumak adına örgütlenmişlerdir.

Delano üzüm boykotunun boyutları halk desteğinin de sayesinde oldukça genişlemiş ve nihayetinde ortaya üzüm satın almayı reddeden tam 14 milyon Amerikalıdan oluşan bir kitle çıkmıştır. 1969 yılında üzüm firmaları artık baskılara dayanamaz hale geldiklerinde işçilerle onların istedikleri çalışma şartlarını kabul eden bireysel ve toplu sözleşmeler imzalamak zorunda kalmışlardır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

desi sex
beeg
dirty grandma sucking.www.watchersweb.club hot latin chick xxx.