moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Gaziantep Gezisi: Ekim 2015

0 1.105

Sevgili biricik sitem Binkelam; sana daha önce kırkyama öğretmeni Nilgün Başaran’ın çalışmaları ve katıldığı sergiler, davetler hakkında 2 yazı yazmıştım hatırlarsan. Şimdi de kendisinin Ekim 2015 itibarıyla yaptığı Gaziantep gezisi sırasında çektiği/çektiği fotoğraflarla Gaziantep hakkında bir yazı yazacağım. Aslında 2 yazı düşünüyorum da henüz fotoğrafları nasıl böleceğime karar vermedim. Bir yandan yazıp bir yandan düşünüyorum şimdi.

 

Parkları ve müzeleri başka bir yazıda yazayım diyorum. Bu yazıya 1-2 tane Gaziantep parkları temalı fotoğraf koyayım sadece, onların çoğunu diğer yazıya bırakayım. Bunda şeyleri kullanayım; kutnu kumaşı fotoğraflarını, esnaf dükkanlarında çekilen fotoğrafları falan. Tamam, karar verilmiştir, başlıyorum:

Gaziantep gezisi

Önce Gaziantep Çukur Mahallesi muhtarı Ali Demir’in misafiri olursanız nasıl ağırlanacağınızı göstereyim size. Ali Bey konuklarına usulünce, yanında suyuyla beraber Türk kahvesi ikram etmekle kalmıyor; bir de tabak dolusu Antep fıstığı ikram ediyor insana gördüğünüz üzere. Nasıl canım çekti, ben olsam o tabaktakileri 2 avuçta bitiririm. Ama hoş olmaz öyle bir ortamda tabii, kibar kibar, tek tek yemek lazım.

Çukur Mahallesi-Muhtar Ağırlaması

Gaziantep’e özgü bir kumaş var, kutnu kumaşı; hiç duymuş muydunuz? Çoğunlukla el tezgahlarında, bazı yerlerde de motorlu atölyelerde dokunan bir nevi ipekli dokuma çeşidi bu. Hakim rengi sarı olan ve 60’dan fazla çeşidi olan bu kumaşın ortaya çıkarılması için yapılan çalışmalara kutnuculuk deniyor. Eskiden giyim eşyaları için çok kullanılan bu kumaş günümüzde eskisi kadar kullanılmıyor. Şimdi daha çok yöresel kıyafetler ve folklor kıyafetleri için; bir de turistik giysi, terlik, çanta ve perde imalatında da kullanılıyormuş. Osmanlı padişahları kökeni Selçuklulara dayanan bu kumaştan yapılmış kıyafetleri çok kullanırlarmış. Floş olarak da anılan suni ipek ve pamuk ipliği kullanılarak üretilen kutnu kumaşının biraz modernize edilerek yeniden popüler hale getirilmesi yolunda çalışmalar varmış.

kutnu kumaşı kutnuculuk

Sırada sedefkar (Sedefi işleyen kişi) Ahmet Bıyık var ama kendisinin ve dükkanının fotoğraflarını yayınlamadan önce yaptığı iş hakkında birkaç söz etmek istiyorum. Sedef ne demektir oradan başlayalım; bu, bazı deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan beyaz renkli, pırıltılı ve sert bir maddedir. Sedef, kemik ve fildişi gibi malzemeleri ve altın, gümüş gibi madenleri kullanarak ince marangozluk ürünü olan çeşitli işler yapan kişilere sedefkar deniyor. Sedefkarların yaptıkları iş sedefçilik veya sedef kakma olarak da anılıyor. Sedef işçiliği mimari yapılarda da kullanılıyor, bazı cami ve türbelerin pencere ve kapı kanatlarında mesela. (Sultan Ahmet Camii, Balıkesir’de bulunan Zağanospaşa Camii) Sedef  ilk çağların en eski uygarlıklarında bile kullanılmış ama eşyaları süslemek için kullanılmaya başlaması çok daha sonra olmuş. Türk-Osmanlı sanatında sedef çok kullanılmış ve sedefçilik çok da geliştirilmiş. Bu iş neden kakmacılık olarak anılıyor, kaptırdım gidiyorum, yazı uzadıkça uzuyor bu arada, neyse, başlamışken onu da yazıcam: Sedef, oyulabilecek özellikte olan taş, mermer, ahşap ve bazı madenlerin oyulmuş kısımlarına gömülüyor (Kakılıyor) çünkü. Bu yazdığımdan daha detaylı, ince ve kapsamlı bir iş de burada kesiyorum. Güzel konu ama, ayrıca yazılabilir.

Sedefkar Ahmet Bıyıkv   sedef kakma

sedefkar Ahmet Bıyık-ÖzSedef

Gaziantep parkları temalı bir fotoğraf da koyayım araya ama 2. yazıda daha fazlasını kullanıcam, müze ve park fotoğraflarından oluşan bir yazı düşünüyorum.

Gaziantep parkları

Nilgün Başaran tarafından çekilmiş fotoğraflı Gaziantep gezisi yazımıza neyle devam edelim, Köşker Yemeni ile devam edelim. Yemeniyi genelde bir başörtüsü çeşidi olarak biliriz ama Antep’te 5 ayrı hayvanın derisiyle yapılan yerel ayakkabılar da bu isimle anılıyor. Yemenicilik şimdilerde sadece Gaziantep ve Kilis’de yapılıyor ama eskiden daha yaygınmış; Diyarbakır, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Antakya ve Adana’da da yapılırmış. Yemeni tarzı ayakkabılar plastik kullanılmaksızın tamamen doğal malzemelerden üretiliyor ve el işçiliği ile dikiliyor. Ayak sağlığı açısından faydaları olan ayakkabılarmış bunlar, koku yapmaz; mantar, nasır ve pişik oluşumuna yol açmazlarmış. Bir de vücudu rahatlatıyorlarmış. O da şöyle oluyor; üst ve alt tabanları arasında kil varmış bunların, bu da vücuttaki elektriğin toprağa verilmesini sağlıyormuş. Var ya, mis gibi sağlıklı ayakkabı ama haberimiz yok. Benim yoktu yani. Yalnız, sadece yazın ve kuru havalarda giyilebilecek ayakkabılar bunlar. Bu yüzden Gaziantep’teki yemeni ustaları kışın satış yapamıyorlar, yaz için stok çalışıyorlarmış. Yemeni yapımında kullanılan derileri de sayıyor ve bu konuya da son veriyorum: Keçi derisi (Dış yüz), koyun derisi (İç astar), sığır-keçi derisi (İç taban) ve oğlak derisi (Kenarlar).

Köşker Yemeni-Gaziantep   yemenicilik

Burası da yıllarca kasapları barındıran, daha sonra birtakım restorasyon çalışmaları ile baharat, yöresel gıda maddeleri, bakırcılar, hediyelik eşyacılar, pirinççiler, kutnucular, tesbihçiler gibi 73 ticari işletmeyi barındıran otantik bir çarşı haline  getirilen Zincirli Bedesten:

Zincirli Bedesten

Son olarak Gaziantep’in Elmacı Pazarı bölgesinde yer alan bir işletmeden söz edeceğim. Dükkanın adı Şenkaya Gıda, sahibi de Aydın Şenkaya. Burada çeşitli yöresel ürünler, baharatlar ve kuruyemişler satılıyor. Ne gibi; sumak ekşisi, nar pekmezi, safran, kurutulmuş domates, ev sakçası ve Antep fıstığı çeşitleri gibi . Satış işine bu aralar Ali isimli genç bir arkadaş bakıyormuş, gayet konuksever ve nazik bir insanmış kendisi; Nilgün Hanım öyle söyledi.

Şenkaya Gıda   Şenkaya Gıda-Gaziantep

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.