moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Gianni Versace Cinayeti ve Andrew Cunanan’ın Kısa, Kanlı Hayatı

0 479

Gianni Versace cinayeti ile birlikte toplam 5 kişinin ölümünden sorumlu olan Andrew Cunanan ve işlediği suçlar hakkında yazma isteği bir Netflix dizisi yüzünden girdi aklıma: The Assassination of Gianni Versace.

Gianni Versace Cinayeti

Dünyaca ünlü İtalyan moda tasarımcısı ve iş adamı Gianni Versace, 15 Temmuz 1997 sabahı Miami Beach’deki evinden çıktı. Yerel bir kafeye doğru gidiyordu.

Gazete de aldıktan sonra Art Deco otelleri ve sıra dışı bir mimarisi olan evleriyle tanınan Ocean Drive’daki konağına geri döndü. 1930’da inşa edilmiş olan Casa Casuarina isimli bu konakta onu bir felaket bekliyordu.

Saldırının şekli üzerinde iki farklı görüş vardı ama sonuç tartışılmazdı: Gianni Versace hayatta kalamadı.

Bazı tanıklar evinin ön kapısını açarken yirmili yaşlarının ikinci yarısındaki bir genç adamın ona arkadan yaklaştığını ve kafasına iki mermi sıktığını iddia ettiler.

Başka bir tanığa göre genç adamla Gianni Versace arasında daha fazla mücadele olmuştu. İkisi birbirlerini tanıyorlardı ve silah patladığı zaman bir çanta hakkında tartışıyorlardı.

Her iki hikayenin sonu da aynıydı: Tarihin en büyük uluslararası moda evlerinden birinin yaratıcısı olan Giovanni Maria Versace, multimilyon dolarlık ihtişamlı Akdeniz villasının basamaklarında öldürüldü.

 

Andrew Cunanan Kimdir?

Andrew Cunanan 31 Ağustos 1969’da California, San Diego’da dünyaya geldi. 4 çocuklu bir ailenin en küçük çocuğuydu. Babası disiplinli bir adamdı ama şiddet uygulayan biri değildi. Bu yüzden Andrew, FBI tarafından seri katil olarak tanımlanmasına rağmen, uzmanların şiddete eğilimli suçluların tipik özelliklerinden biri olarak kabul ettiği erken çocukluk dönemi travmalarını yaşamadı.

Cunanan, yüzeysel olarak bakıldığında hayatın ince zevklerini tatma olanağı olan, keyifli bir yaşam süren son derecede zeki, genç bir eşcinsel erkekti. 21 yaşına geldiğinde 7 dili konuşabiliyordu. Genellikle kendisinden çok daha yaşlı, varlıklı erkeklerle sosyalleşti. Ona pahalı kıyafetler,  sınırsız limiti olan kredi kartları, spor otomobiller ve Avrupa seyahatleri gibi imkanlar sağlayan adamlardı bunlar. Sonunda hem Amerikanın, hem de dünyanın en büyük ve en tanınmış eşcinsel mahallelerinden biri olan Castro’ya yerleşti.

Etkileyici bir genç adamdı ve müthiş bir manipülasyon yeteneğine sahipti.

O zamanlar bundan çok az kişi kuşkulanıyordu ama aklı pek yerinde değildi.

Etkilediği ve maddi olanaklarından faydalandığı insanların çoğu onu meşgul ve kendine özgü bir havası olan biri olarak tanımladılar. Sanki her zaman olabileceği daha iyi yerler varmış gibiydi.

Kendi yaş grubundaki erkekler ondan hoşlanmama eğilimindeydiler. Bu savurgan yaşam tarzını sürdürmek için yasa dışı şeyler yapması gerektiğinden kuşkulanıyorlardı.

Gianni Versace cinayeti ile ilgili güdüsü hiçbir zaman belirlenememiş olan bu genç adamın neşeli dış cephesinin altında uyuşturucuya, alışılmamış seksüel eylemlere ve maddi zenginliğe duyduğu büyük ihtiyaçla giderek güçlenen ve şiddetlenen karanlık bir şey gizleniyordu. Ergenlik çağlarında fahişelik yapmıştı ve kısa bir süre sonra şiddet içeren pornografiye takıntılı hale geldi.

Andrew, 1997’de, varlıklı sevgililerinden biri tarafından terk edildikten sonra depresyona girdi. Arkadaşları daha sonra bu olayın onda onarılması imkansız bir hasar yarattığını söylediler.

Cinayet İşlemeye Ne Zaman Başladı?

Andrew Cunanan ilk cinayetini Minneapolis’te işledi. 1997 yılının Nisan ayıydı. Kurbanı Jeffrey Trail, söylentilere göre o zamanlar satıcılığa dönmüş olan eski bir donanma subayıydı. Andrew onu Kaliforniya’dan tanıyordu. Bir tartışmanın ardından Jeff’i çekiçle döverek öldürdü ve cesedini bir halıya sardı. Ceset, bu şekilde, bir sonraki kurban olan David Madson’ın dairesinde bulundu. Onun dairesine girmelerinin sebebi 27 Nisan 1997’de, gitmesi gerektiği halde işe gitmemesiydi.

Çeşitli kaynaklar Trail ve Cunanan arasında yakın bir ilişki olabileceğini öne sürdü. New York Times’daki bir yazıda, araştırmacıların ikisinin en azından bir süredir San Diego’da yaşarken romantik bir beraberlik kurduklarına inandığı yazıyordu. Trail’in ailesi iki genç adam arasında romantik veya cinsel bir ilişki olması ihtimalini reddetti. Fakat kız kardeşi Cunanan’ın Trail’e sağlıksız bir takıntısı olduğunu, ona hayranlık duyduğunu ve stilini taklit ettiğini iddia etti.

Andrew’un arkadaşlarından Mike Whitmore’un bir gazeteye onun Trail’den ayrıldıktan sonra fena halde dağıldığını bildirmesi hikayeyi daha da karmaşık hale getirdi. Bu doğru ise Trail de, ikinci kurban David Madson da Andrew’un eski sevgilileri olabilirlerdi.

Vanity Fair’e göre Andrew ve David Aralık 1995’de bir araya geldiler ve bir süre uzak mesafe ilişkisi yaşadılar. Andrew’un David’den “hayatımın aşkı” olarak söz ettiği bildirildi. Jeffrey Minnesota’ya taşındığı zaman Andrew onun Minneapolis merkezli bir mimar olan David’le birlikte olduğundan kuşkulanmış olabilir. Ancak, bu noktada Andrew ile David’in ilişkisi sona ermiş durumdaydı.

Andrew’un HIV pozitif olduğu ve hastalığı kendisine bulaştırmış olabilecek olan insanlardan intikam almak istediği yolunda iddialar da vardı. Otopsi sırasında HIV olmadığı görülmüştü gerçi ama hastalığa yakalandığını düşündüğüne inanılıyor.

New York Times’daki bir habere göre David şehre geldiğinde Andrew’la buluşmuştu. Birlikte akşam yemeği yediler ve içki içtiler. Görünüşe göre Andrew ertesi geceyi yeni partneriyle beraber bir yolculuğa çıkmış olan Jeff’in dairesinde yalnız başına geçirdi. Daha sonra, Pazar gecesi David’in evine döndü Jeff’e oraya gelip kendisini görmesi için bir mesaj bıraktı. Geldiği zaman da onu öldürdü.

Günler sonra da eski sevgilisi David’i başından ve sırtından vurarak öldürdü. Kolluk kuvvetleri başlangıçta David’in Trail cinayetinin suç ortağı olabileceğini düşünmüşlerdi. Ancak, 6 gün sonra Minneapolis’in kuzeyindeki bir gölün kıyısında onun cesedini de buldular. Cinayet silahı Jeffrey’in tabancasıydı. Andrew bu silahı daha sonra da kullandı.

Minnesota’dan Chicago’ya taşınan Andrew Cunanan burada da tanınmış bir emlak kralı olan yaşlı bir adamı öldürdü: Lee Miglin. Miglin’in vücudu, elleri ve ayakları bağlıyken bir tornavidayla bıçaklanmış ve boğazı demir testeresiyle kesilmişti.

Bu cinayetten sonra Cunanan, FBI’ın en çok arananlar listesinin 449. sırasına yerleşti.

5 gün sonra, Miami Beach’e kaçmadan önce, dördüncü cinayetini işledi. Bu seferki kurbanı Miami Ulusal Mezarlığında bekçilik yapan William Reese oldu. Yetkililere göre bunu adamın kamyonunu çalabilmek için yapmıştı.

Cinayetler düzensizdi ve katil giderek daha dikkatsiz davranıyordu. İlk kurbanın bulunduğu evde polis, üstünde Cunanan’ın adının bulunduğu bir çanta ve telesekreterde onun tarafından bırakılmış bir mesaj buldu. Cunanan Chicago’da, daha sonra cinayetlerinin kurbanı olacak kişilerle birkaç kere görüldü. Miami’ye kaçtıktan sonra çalıntı eşyaları satarken kendi adını kullandı. Bu, onun gittikçe daha da pervasız hale geldiğini gösteriyordu.

Son kurbanı Gianni Versace olacaktı. Onu öldürmeden önce Miami Beach’in eşcinsel mahallesinde saklanıyordu. Polis, eşcinsel topluluğunu Cunanan hakkında uyarmadıkları için suçlandı.

Andrew Cunanan Neden Yakalanamadı?

FBI’ın en çok arananlar listesinde olmasına rağmen ancak beşinci kurbanının ölümünden sonra yakalanabilen genç adamın I.Q.’su dahi düzeyinde idi. Takma isimlerden oluşan bir listesi vardı ve kimliğini o zamanki ihtiyaçlarına göre değiştiriyordu. Daha önce Tony adıyla eskort olarak çalışmış, bazen de Andrew DeSilva ismini kullanmıştı. Çok iyi bir yalancıydı.

İlk dört cinayeti birbirine yakın tarihlerde gerçekleşmişti. Jeffrey Trail’i 27 Nisan 1997’de, eski erkek arkadaşı David Madson’ı 3 Mayıs 1997’de, emlak kralı Lee Miglin’i 4 Mayıs 1997’de, William Reese’i de 9 Mayıs 1997’de öldürdü. Bundan sonra gizlendi. Newsweek’e göre, sadece bir kere bir yerden sandviç alırken görüldü ve çalışanlardan birinin 911’i aramasına rağmen, polis bu ayrıntıyla zamanında ilgilenmedi.

Öldürdüğü ilk iki kişi bir erkek arkadaşı ve eski sevgilisi idi, bundan sonraki kişiler ise beklenmedikti. Lee Miglin 72 yaşında bir emlak patronuydu. Polis, Cunanan’ın onu öldürmeden önce tanıyıp tanımadığından emin değildi. Cunanan ondan nakit para, takım elbise ve daha sonra Miami’de rehin verdiği altın paralar çaldığından, bu hırsızlık amaçlı bir öldürme de olabilirdi. Miglin’in ailesi ikisi arasında bir bağlantı olduğunu her zaman reddetmiş olsa da, eski bir FBI ajanı Vanity Fair dergisine röportaj verirken önceden tanışıyor olmalarının son derecede mümkün olduğunu söyledi.

Bir mezarlık çalışanı olan dördüncü kurbanı William Reese daha sonra Versace’yi öldürecek olan silahla kafasından vuruldu. Görünüşe göre bu cinayeti adamın aracını almak için işlemişti. Bir sonraki kurbanının Versace olacağını gösteren hiçbir kanıt yoktu.

Cunanan’ın cinayetlerinin birkaçında birden fazla ipucu bırakmasına rağmen yakalanmamasının sebebinin homofobi olabileceğini düşünenler de vardı. Gay topluluğundaki insanlara göre polis, çoğunlukla eşcinselleri avlayan bir seri katili yeterince önemsememiş olabilirdi. Rolling Stone’a göre diğer eşcinsel erkekleri öldüren bir eşcinsel erkek öncelikli bir tehdit olarak düşünülmemişti.

Andrew Cunanan Nasıl Öldü?

Andrew, Gianni Versace’yi öldürdükten sonra Miami’deki boş bir yüzen evde saklanmaya başladı. Teknenin bekçisi Fernando Carreira ve eşi, 23 Temmuz’da rutin bir kontrol yapmak için geldikleri zaman bir tuhaflık olduğunu fark ettiler. Kilit açılmıştı, her zaman açık olan perdeler kapalıydı, minderler yerinden çıkmıştı ve bir çift sandalet vardı.

Sonra Carreira ikinci kattan gelen bir silah sesi duydu. Hemen oradan ayrıldı ve oğlunu aradı. O da polise haber verdi. Polisler teknede saklananın Cunanan olabileceğini varsaydılar, ancak, silah sesine rağmen, onun hayatta olup olmadığını bilmiyorlardı. Tekneyi kuşattılar ve içindekiyle bağlantı kurmaya çalıştılar, ama cevap almadılar.

Bekleyiş saatlerce sürdü, bu sırada tekneye biber ve CS gazları atıldı. Sonunda bir Özel Müdahale ekibi içeriye girdi. Cesedin çok soğuk olduğunu ve nabzının atmadığını tespit ettiler. Saatler önce ölmüştü.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.