moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Safranbolu Eski Çarşı’da Gezmenin Dayanılmaz Hafifliği

0 196

Safranbolu Eski Çarşı, bu yaz yaptığım kısacık Safranbolu gezintisinden sonra, “Dünya durdukça var olmasını isteyeceğim yerler” konulu kişisel listeme girmiş bulunuyor. Orası hep öyle durmalı, insan orada her zaman rahatlayacağı, kendini dinlenmiş ve hafif hissedebileceği bir yer olduğunu bilmeli.

Bu küçük çarşı, şehrin karmaşasından kaçmak bir yana, şehrin karmaşası diye bir şey olduğunu unutmanıza yol açacak bir yer. En azından Temmuz ayında, kuzenimle beraber geçirdiğim bir gün ve bir gece sırasında öyleydi.

Taş döşeli sokakları, yukarıdan sarkan asma dalları, önlerine ahşap – ferforje masa ve sandalyeler koyulmuş dükkanları, sıra sıra dizilmiş lokumcuları ile başka bir dünya gibi burası.

Kaldığımız yer, Safranbolu Asmalı Konak Otel çarşıya çok yakındı. Güzel, rahat bir yerdi ve fiyatları da makuldü, makul olmasa ben karşılayamam. Otelden çıkıp sağa, bir – iki dakika sonra bir daha sağa saptıktan biraz sonra çarşıya vardık.

Akşam saatlerinde şöyle bir dolaştık, sabahleyin yine geldik. Ortada pek kimse yoktu, bazı dükkanlar açılmamıştı, bu sakin haliyle bir başka güzeldi. Çok kalabalık zamanlarında bu kadar tat vermeyebilir. Giderseniz sabah saatlerinde, çarşı henüz tam olarak uyanmamışken bir gezin derim.

Oturduğumuz bir mekanda sade Türk kahvesi ile damla sakızlı su servisi yapıldı ki ısrarla tavsiye ederim. Çok keyifli bir kahve deneyimi idi, damla sakızlı kahve içmişliğim var ama ondan farklıydı. Ayrıca karadut şerbeti ve tabii ki lokum ikramı da vardı. Çok beğendim.

Çarşıda birçok lokumcu vardı ama ben Safranbolu Zariftat lokumları ile ilgileniyordum, daha önce tadına bakmış ve çok beğenmiştim çünkü. Aradık, bulduk ve lokum alışverişimizi oradan yaptık. Lokumlar daha öncekiler gibi şahaneydi, özellikle kadayıflı ve kahveli olanlar.

Safranbolu Eski Çarşı rahatlatıcı, huzur verici doğal, nostaljik ortamıyla ülkemizin görülmesi gereken yerleri arasında. Bu güzel ilçenin tek numarası çarşı değil bu arada; Eski Safranbolu’nun sokaklarında gezmek, konak tarzındaki evlerini görmek lazım ki ikisi birbirine bitişik sayılır zaten. Ben bu yazının çarşı hakkında olmasını düşündüğüm için o konulara girmedim ama eski Safranbolu’nun her yanı güzel.

Biz orada bir gece geçirdik sadece, kendi hesabıma doyamadım, yine gidip daha uzun süre kalmayı, daha çok tadını çıkarmayı çok isterim. Böyle yerlere hiçbir zaman, hiç kimse zarar verememeli. Böyle yerler böylece kalmalı. Gözlerini beton bürümüş insanlara, iktidarlara kurban gitmemeli.

Herkes, hayatında en az bir kere sıra sıra blok apartmanlardan, trafik karmaşasından, günlük hayatın rutininden ve kimisini isteyerek, kimisini istemeden yaptığı işlerinden, hızından uzaklaşma ihtiyacı duyacaktır mutlaka. Benzer bir yerde, kalabalık, gürültülü ve hızlı şehir ortamından uzakta yaşıyor olsanız bile farklı yerler de görmek istersiniz. Böyle yerler hepimize lazım o yüzden.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.