glory foxxx is being massaged.www.desixnxx.club amateur bbw group stripping at the bar.
blow queen swallows his sperm. jav xxx
freeporn

Sevgili Google Adsense;

2 1.241

Öncelikle sana sonunda başvurumu kabul ettiğin için teşekkür ederim. Aslında bu konuda biraz aceleci davranmış olabilirim-olmayabilirim de, emin değilim. Çünkü yani; insan internette yer alan bu tip muhabbetleri gözden geçirdiği zaman kafası karışıyor. Bir zamanlar bir blog sitesi açıp içine 5-10 içerik girip Adsense onaylatmak mümkünmüş galiba mesela; ben denedim olmadı. Web sitesi açtım, 100 kadar içerik varken ve bunların hepsi de özgün içerik niteliğindeyken başvurdum yine olmadı. Sevgili Google Adsense; takdir edersin ki senin gönderdiğin otomatik mesaja benzeyen (benzemekten öte herhalde düpedüz otomatik mesaj olan) şey de bi tuhaftı ve insana hiç yardımcı olmuyordu. O mesajın içinde ‘lütfen yazılarınızın sadece başlıktan ibaret olmamasına, altında paragraflar halinde bir yazı olmasına dikkat edin’ gibi bir laf bile vardı. O ne demek yahu, ben ne diye konu başlığı açıp altını boş bırakayım; sana ilk başvurduğum zaman sitedeki her başlığın altında o başlıklarla ilgili en az 200 kelimelik yazılar da vardı doğal olarak. O senin dediğin şeyi kim yapar ki, hakkaten o şekilde başvurular oldu da ondan dolayı mı uyarıyorsun; valla inanmam.

Neyse, ikinci başvurumu ve hatta üçüncü başvurumu ve galiba dördüncü başvurumu da geri çevirdiğin o kötü günleri arkamızda bırakalım artık, geçti gitti. Ama senin kriterlerini ben pek anlayamadım. Fazla okumadım da gerçi ama…ama yani; herkesin deneyimleri farklı, o niye? Rakamları atarak söylüyorum; ’20 tane yazı ekledim, günde 35 tane ziyaretçim vardı yine de Google Adsense beni bağrına bastı’ tarzında yazılar gördüm mesela. ‘Aylardır başvuruyorum Adsense onayı alamadım, deli oliciim’ gibi şeyler de okudum. ‘En az şu sayıda ve şu özelliklerde özgün yazı, en az şu kadar da günlük ziyaretçi isterim’ gibi net bir şey koysan güzel olurdu aslında. Gerçi şunu kabul etmek lazım, zaten bu tip yazıların çoğunda da fark ediliyor; toplumumuzu oluşturan insanların çoğunda kısa zamanda ve fazla zahmete girmeden bolca para kazanmak isteği gayet yoğun ve bazıları bu yüzden sabırsızlanıyor da olabilirler.  Ama benim öyle bir hayalim yoktu, halen de yok. Yavaş olsun, sağlam olsun istiyorum. Bu siteyi belli bir popülariteye ulaştırmayı kafaya koydum, yapıcam da. Tabii bunun için benim sağlıklı olmam ve sıkı çalışmam, senin de beni banlamaman ve sürpriz güncellemelerle falan yerin dibine sokmaya veya tırmandığım yerden geriye düşürmeye kalkışmaman gerekiyor. Bunların hepsi de olabilir, biliyorum. Ama n’apalım, ben şu işin altından düzgün bir şekilde kalkmak, sitemi tırmandırmak için elimden geleni yapayım da olmazsa benim tembelliğim veya kolaycılığım yüzünden olmamış olmasın. Ötesi kısmet.

Sevgili Google Adsense; günlerden bir gün bana yaptığın sürpriz yüzünden sana teşekkür etmek istiyorum. Başvurum yine kabul edilmemişti, hatta blogspot uzantılı yeni bir blog açmış ve içine özgün yazılar eklemeye başlamıştım ki oradan başvurayım tekrar diye. Bir gün siteyi bir açtım ki ne göreyim, sağ üst tarafında bir reklam! Amanın o da nedir; tam böyle hissettim evet. Hemen telefonla sanal arkadaş-müşteri karışımı bir genç kadını aradım ve kendisine ‘Berna ölümü gör benim siteye bi bak, siteme bir şeyler olmuş’ dedim. O da siteme bakıp Adsense başvurumun kabul edilmiş olduğunu söyledi. Ancak o zaman inandım. Başvurumu kabul etmediğin zaman hep mail gönderiyordun, kendimi öyle bir şartlamışım ki kabul ettiğin zaman da bunu yapacağına; bana haber vermeden böyle bir şey yapacağın aklıma bile gelmediydi. Sağ ol, gerçekten.

Şimdi? Şimdi yavaş yavaş ilerliyorum. Çok dengeli bir ilerleme sayılmaz bu; bir bakıyorum birkaç gün üst üste hep bir ziyaretçi artışı; sonra bir gerileme, sonra yeniden ilerleme falan. Günde en az bir tane özgün makale girmeye özeniyorum, bazen birkaç tane. Bunların bazıları sıralamalarda yükseliyor, görüp memnun oluyorum. Takipçi satın almak asla yapmayacağım bir şey; bana hiç hoş gelmiyor ve bir işe yarayacağına da inanmıyorum. Bu bir nevi insanları kazıklama yöntemi gibi duruyor ayrıca açıkçası. Benim sitemin ziyaretçileri organik olacak, gelip bakacaklar, beğenirlerse tekrar gelecekler, belki bir iki kişiye tavsiye edecekler; ben bu şekil olsun istiyorum. Daha mantıklı ve güvenli bir şekil bu, orta ve uzun vadede çok daha verimli sonuçlar vereceğine de inanıyorum. Açtığım başlığın altına alakasız içerikler yazma yoluna da sapmam. Çünkü her şey bir yana; yazacağın bir konuyu araştırırken böyle şeyler toslayınca sinir oluyorum; benim sitemin ziyaretçileri öyle hissetsin istemem. Kendi site ve bloglarımda kendime geçtiğim bir kıyak var ama. O da şudur; başkaları için özgün makale yazarlığı yaparken kullandığım dilden daha farklı bir dille yazıyorum bazı konuları; daha rahat, daha geyik havasında, daha samimi. O kadar da olacak artık; benim çiftliğimde benim tarzım. (:

 

2 Yorumlar
  1. Mehtap Kütük

    Sitenizi,beğenerek takip ediyorum…Çok bilgilendirici ve özgün.Sevgiler…

    1. Hilal Uslu

      Ben de sizin örgü battaniyenizi beğenerek takip etmiştim, değil mi? (= Çok naziksiniz, bilmukabele.

      Ziyaretiniz için teşekkürler, her zaman bekleriz.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

desi sex
beeg
dirty grandma sucking.www.watchersweb.club hot latin chick xxx.