glory foxxx is being massaged.www.desixnxx.club amateur bbw group stripping at the bar.
blow queen swallows his sperm. jav xxx
freeporn

Tamam Mıyız? : İzleyici Gözüyle

0 881

Çağan Irmak yönetmenliğindeki ‘Tamam mıyız?’ filmini bu kerede değişik kaynaklardan derlediğim bilgilerle değil, filmi izlemiş biri olarak yazmak istiyorum.

Film şöyle bir film; bir şey için ‘neden Tanrım?’ dersin de ‘İsyan etme, günahtır’ derler ya; işte insan da böyle bir günahkar olma şeysi uyandırıyor. İhsan Temmuz’dan onun kendisini öldürmesini isteyip de bunun nedenlerini sıraladığı zaman iliklerime kadar günaha battım. Evet, her şeyin bir nedeni vardır; öyle sayıyoruz. Ama kolları ve bacakları olmayan birine bunun için, bunun gerekçesini bilmediğimiz / bilemeyeceğimiz bir alın yazısı, bazılarımıza vuran kötü bir piyango falan olduğu dışında hangi nedeni söyleyebilirsin mesela? Çocuk diyor ki; bunu anlamanın tek yolu ölüp de Tanrının yanına gitmek ve mümkünse ona sormaktır. Mantıklı aslında. Fazlaca dindar biri açısından bir nevi Tanrıya hesap sormak gibi algılanır belki bu; ben öyle anlamadım. Sebep sormak bu, ne var ki? Niye beni böyle yaptın? Neden ben dışarıda gördüğüm bir genç gibi sevgilime sarılamayacağım hiçbir zaman? Bunun benden esirgemenin sebebi nedir? Bilmek ister insan, evet. Ben dışarıdan bakıyorum ve engelli insanları gördüğüm zaman onlar namına sormak istiyorum bunu; neden? Onlar nasıl sormak istemesin, mümkün mü?

Baş karakterlerden Temmuz gay, fakat filmde bu gerçekten çok arka planda. Kendisinin ne biçim bir ayrılık acısı çektiğini görebiliyoruz ama. Kendi cinsinden olan sevgilisi tarafından terk edildiği için çekiyor bu acıyı. Bir kadın-erkek ayrılığından sonra duyulan derin bir acıdan farklı görünmüyor ama, zaten duygu aynı olduktan sonra neden fark etsin ki? Hayır; eşcinselliği anlayabilen bir insan değilim; kendi cinsimden birine karşı cinsel istek de duymayı aklım kesmiyor, düşüncesiyle bile irkiliyorum. Ama hayat bize gösteriyor ki bu gayet mümkün ve biz anlamıyoruz diye de yok olmuyor.

‘Tamam mıyız?’ İhsan karakterini oynayan Bulut Aras İynemli’nin ışıl ışıl parladığı bir film. Mimikleri çok güzel, bakışları çok güzel, ağlaması da öyle; her şeyi çok güzel. Şahane bir film değil belki bu, ama etkileyici bir film.  Müzikler çok güzel. Anneler çok güzel, onların konumlarını canlandırma biçimleri çok güzel. İhsan’ın babası güzel değil, ama güzel olmayan adam rolünü güzel oynadığı için aslında o da güzel.

Daha önce film hakkında internetteki kaynaklara bakarak yazarken fazla duygusal sahneleri olduğu yönünde eleştiriler görmüştüm. Evet, var öyle sahneler ama ne bileyim, sapasağlam bir insanın kolları ve bacakları olmayan, insanların, başka çare olmadığı için bir yerden başka bir yere bazen paket taşır gibi taşıdığı gencecik bir insanın durumunun duygusal sahnelerle anlatılmasını eleştirmesi çok lüzumlu gelmiyor bana galiba. Başına bir kaza gelse ve bir hastane odasında uyanıp artık kollarının ve bacaklarının olmadığını öğrensen mesela, buna alışman ve durumu mantık çerçevesinde değerlendirecek hale gelmen ne kadar sürer acaba?

Hiçbir film o çocuğu anlamamızı sağlayamaz; bu film dahil, hatta engelli bir insanı ön plana çıkaran filmlerin en kralı da dahil. Ama düşündürebilir. Bir de o düşündüklerimizi unutmasak işte.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

desi sex
beeg
dirty grandma sucking.www.watchersweb.club hot latin chick xxx.