moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Tek Mekanda Geçen 10 Güzel Film

0 1.444

Bazı sinema severler özellikle tek mekanda geçen filmler hayranıdır.  Bazen bu tarz filmler öyle akıl dolu oluyor ki milyonlarca dolar para harcanarak sinema teknolojisinin bütün imkanları kullanılan, bilgisayar ortamında da günlerce uğraşılan filmlerden kat kat güzel oluyor. Tek mekanda geçen 10 güzel film hakkındaki yazımız belki size seyrettiğiniz filmleri hatırlatacak, belki de listedeki bazı filmleri seyretmeye hevesleneceksiniz.

Gerilim, gizem, dram, komedi ve hatta bilim kurgu kategorisinde bile çekilen o kadar güzel filmler var ki normal şartlarda çekilen filmleri aratmıyorlar. Sizin için hazırladığım  listede işte bu tarz filmler göreceksiniz.

Tek mekanda geçen 10  film

Listede filmlerin konusu, IMDB puanları ve IMDB linkleri de yer alacak. Filmseverlere hitap edeceği umuduyla başlıyoruz.

12 Angry Men – 12 Kızgın Adam (1957)

Yönetmenliğini Sidney Lumet’in yaptığı Türkçeye 12 Öfkeli Adam veya 12 Kızgın Adam diye çevrilen 1957 ABD yapımı 12 Angry Men tek mekanda geçen filmler arasında en iyilerden birisidir.

12 Angry Men Filminin Konusu

Hakim, babasını öldürmekle yargılanan fakir bir çocuk hakkındaki kararı Amerikan yasalarına dayanarak jüri üyelerine bırakır. 12 kişiden oluşan jüri, çocuğun suçlu veya suçsuz olduğuna dair kararı oy birliğiyle almak zorundadır. Eğer karar oybirliğiyle çıkmazsa jüri kendisini feshedecek ve dava yeniden görülecektir.  Ayrıca çocuk suçlu bulunduğu takdirde cezası elektrikli sandalyeye oturtularak idam edilmektir. Bütün jüri üyeleri kararı tartışmak için bir odada toplanır. Üyelerin çoğu kararı kolayca verip işlerine bakacaklarını düşünür ancak hiç de öyle olmaz.  12 Üyeden 11 tanesi çocuğun suçlu olduğuna hükmeder . Tam dava bitti derken bir tanesi bunun biraz tartışılması gerektiğini söyler ve diğer jüri üyeleriyle aralarındaki tartışma film boyunca sürer.  İkide bir dengelerin değişmesi ve oluşan gerginlik aksiyon filmlerine taş çıkartan cinsten.

Sinemanın en iyi filmlerinden biri olarak kabul edilen 12 Angry Men’in IMDB puanı 8,9 ve sonuna kadar hak ediyor.

IMDB linki

the man from earth

The Man From Earth – Dünyalı (2007)

Jerome Bixby’ın senaryosunu yazdığı ve Richard Schenkman’ın yönetmen koltuğunda oturduğu 2007 Amerika yapımı The Man From Earth Türkçeye Dünyalı olarak çevrilmiş bir bilim kurgu filmi. Evet, tek mekanda geçen bilim kurgu filmi olur mu diye sorduğunuzu duyar gibiyim ama olmuş, hem de çok güzel olmuş.

The Man From Earth Filminin Konusu

John Oldman bir üniversitede tarih profesörüdür ve durduk yere emekliye ayrılıp başka bir yere taşınmaya karar verir. Bunun üzerine profesörün yine profesör olan arkadaşları hem veda etmek hem de bu taşınma konusundaki meraklarını gidermek için toplanırlar.

Arkadaşlarının daha fazla meraklandırmak istemeyen John verdiği taşınma kararının sebebini açıklar; Profesör 14 bin yıldan beri hiç yaşlanmadan yaşayan bir ölümsüz olduğunu iddia etmektedir. Ancak bu iddia kuru bir iddiadan ibaret değildir. Profesörün tezleri son derecede sağlamdır, üstelik diğer profesörlerin bilgileriyle de örtüşmektedir. Dostları profesörün ya delirmiş olması, ya kendilerini sınava tabi tutuyor olması ya da bütün bunlardan daha kötüsü, söylediklerinin gerçek olabileceği ihtimali arasında gidip gelmeye başlar.

İzleyiciyi derin düşüncelere iten Dünyalı, milyonlarca dolar bütçeli bilim kurgu filmlerini aratmayan cinsten. IMDB puanı ise 8,00

İMDB linki

carnage

Carnage – Acımasız Tanrı (2011)

Roman Polanski’nin yönettiği 2011 Fransa, Almanya ve Polonya ortak yapımı Carnage Türkçeye Acımasız Tanrı olarak çevrilmiş. Başrollerinde ise Jodie Foster, Kate Winslet, Christoph Waltz oynuyor.

Carnage Filminin Konusu

Parkta oynarken birbirleriyle kavgaya tutuşan 11 yaşlarında iki tane çocuktan biri kavga esnasında diğerinin iki tane dişini kırar. Aileleri de bu kavgayı medeni bir şekilde tatlıya bağlamak için dişini kıran çocuğun ailesinin evinde toplanırlar.  Aileler modern insanlar olarak bu olayı gayet medenice tatlıya bağlamak istiyorlar ama iş öyle olmuyor. Gittikçe sertleşen tartışma zaman zaman 4 tane ebeveynin içindeki çirkefliği, inkar ve önyargıyı ortaya çıkarıyor ve olay çocukların ettiği kavgadan da büyük bir hal alıyor. Tartışma ilerledikçe medeni gibi görünen iki ailenin özünde hiç de öyle olmadığı ortaya çıkıyor. Şiddet meraklısı ve çocuğuna ilgisiz babalar, aşırı kontrolcü anneler derken ders niteliğinde bir film ortaya çıkıyor.  Çocuğu olan ve çocuk düşünen ailelerin izlemesi özellikle tavsiye edilir.

Carnage’nin IMDB puanı 7,2.

IMDB linki

dog day afternoon

Dog Day Afternoon-Köpeklerin Günü (1975)

Sidney Lumet’in yönetmenliğini yaptığı 1975 ABD yapımı filmin başrollerinde usta oyuncu Al Pacino, John Cazale ve Penelope Allen oynuyor. Türkçe’ye Köpeklerin Günü olarak çevrilen Dog Day Afternoon Al Pacino’nun tek başına döktürdüğü filmlerden. Üstelik bu filmde kendisi gay bir banka soyguncusunu canlandırıyor ve rolünün de hakkını sonuna kadar veriyor.

Konusu

İki arkadaş Brooklyn’deki bir bankayı soymayı planlayıp eyleme geçerler ancak olaylar planlandığı gibi gelişmez. Kısa sürede bankayı soyup çıkmak isterlerken olmadık aksilikler vuku bulur ve 14 saatlik bir süreç başlar. Bu arada polisler bankanın etrafını sarmıştır. Sonny’nin (Al Pacino)  teslim olmaya pek niyeti yoktur.  İlginç tavırlarla banka rehineleriyle Stockholm Sendomu tarzında diyaloglar kurar. Soyguncuyken durduk yere bir kahramana dönüşür.

Film 22 Ağustos 1972’de gerçekten yaşanmış bir soygunun hikayesini anlatıyor.  Özellikle Al Pacino’nun performansı için izlemeye değer.

İMDB puanı 8,1

IMDB linki

panic room

Panic Room –Panik Odası(2002)

David Fincher’ın yönettiği başrollerinde Jodie Foster, Kristen Stewart ve Forest Whitaker’ın oynadığı ve Türkçeye Panik Odası diye çevrilen 2002 ABD yapımı Panic Room, tek mekanda geçip soluksuz izlenen filmlerden biridir.

Panic Room’un Konusu

Kocasından yeni boşanmış Meg Altman, elindeki nafakayla satın aldığı eski bir evi gezerken garip bir oda fark eder.  Oda, içerisinde evi bütün odalarını izleyebildiği monitörleri de olan güvenli bir odadır. Meg,  birlikte yaşayacağı kızıyla olağanüstü bir durum yaşandığında bu odaya sığınabilecektir. Evi satın aldığı kişi bu odaya yüksek miktarda para saklamıştır ve torunu paranın buraya saklandığını bilmektedir ve bu parada gözü vardır. Plana göre odaya girip parayı alıp kolayca çıkabilecektir ancak her şey planlandığı gibi gitmez. Anne kız odaya girer ve parayı almak isteyen kişiler onları odadan çıkarmak zorundadır. Tabii bu odadan paraları çıkarmak o kadar da kolay bir iş değildir.

Filmin IMDB puanı 6,8

IMDB linki

rope (1948)

Rope – Ölüm Kararı (1948)

Alfred Hitchcock’ın yönettiği, Türkçeye Ölüm kararı olarak çevrilen 1948 ABD yapımı Rope bu türde efsane olmuş filmlerden.

Konusu

Macera peşinde koşan iki arkadaş Brandon ve Philip arkadaşları David Kentley’i öldürüp evdeki bir sandıkta saklarlar. Cesedi sakladıkları sandığı aynı zamanda yemek masası olarak kullanan ikili, bir parti düzenleyip bu masada misafirlere yemek vermeyi planlamaktadır. Üstelik partiye davetli misafirler arasında öldürdükleri gencin babası ve kız arkadaşı da bulunur. Olaydan habersiz davetin tadını çıkaran misafirler arasından biri ortamda olağanüstü bir durum olduğunu sezmeye başlar. Rupert Cadell ismindeki bu kişi arkadaşlardan birisi olan Brandon’a sıradan insanları öldürme fikrini veren kişidir.

Gerilimi doruklarda yaşatan filmin bir özelliği de çekim aşamasında hiç ara verilmemiş olmasıdır. Makaranın değişeceği zaman kamera koyu renkli nesnelere odaklanıyor.  Bu bakımdan da gayet emek verilmiş bir film.

Filmin IMDB puanı 8,0

IMDB Linki

127 hours

127 Hours – 127 Saat (2010)

Danny Boyle’ın yönettiği ve James Franco, Amber Tamblyn ve Kate Mara’ın oynadığı ABD yapımı 127 Hours Türkçeye 127 Saat olarak çevriliyor. Film hem tek mekanda geçiyor hem de gerçek hayattan uyarlama.

127 Hours’un Konusu

Genç bir dağcı olan Aron Ralston kimseye haber vermeden çıktığı bir dağ yolculuğu sırasında bir kazaya uğrar. Utah yakınlarında ayağı kayar ve bir kaya parçasına sıkışıp kalır. Yardım için ne kadar çığlık atsa da sesini kimseye duyuramaz.  Tek kolu kayaya sıkışmış bir şekilde mahsur kalan genç dağcı bir süre sonra kendisinden kimsenin haberinin olmadığını anlar ve tek başına bir yaşam mücadelesine girişir.

Sonuna kadar heyecan dolu geçen film izleyiciye ilginç bir deneyim sunuyor.  James Franco’nun oyunculuğu ise tek kelimeyle mükemmel.

Filmin IMDB puanı 7,6

IMDB Linki

buried (2010)

 Buried –Toprak Altında (2010)

Yönetmenliğini Rodrigo Cortés’un yaptığı 2010 İspanya, Amerika ve Fransa ortak yapımı olan Buried Türkçeye Toprak Altında olarak çevriliyor.

Konusu

Irak’ta görev yapan Amerikan askeri Paul Conroy bir grup Iraklı direnişçi tarafından linç edilerek bayıltılır. Amerikalı asker uyandığında kendisini bir tabutun içinde diri diri gömülmüş halde bulur. Oraya nasıl girmiştir, onu kim sokmuştur belli değildir. Belli olan tek şey oradan bir an önce kurtulması gerektiğidir ve bunun için de sadece bir çakmak, bir bıçak ve bir tane de cep telefonu vardır.

Paul hayat mücadelesi verirken tabuttaki ışık söndüğünde duyulan nefes alıp verme sesleri izleyende bir boğulma hissine sebep oluyor.  Filmi artık sinemada izleme imkanı olmadığı için evde izlerken ışıkları kapalı tutmanızı ve klostrofobiniz varsa izlememenizi tavsiye ederiz.  90 dakika boyunca bir tabutun içinde geçen film ne kadar heyecanlı olabilir ki diye düşünüyorsanız emin olun izlediğinizde cevabı bulacaksınız.

Filmin IMDB puanı: 7,0

IMDB Linki 

all is lost

All Is Lost-Sona Doğru (2013)

J.C. Chandor’un hem senaryosunuz yazıp hem yönettiği 2013 ABD yapımı film Türkçeye Sona Doğru diye çevrilmiş. Başrolünde ise Robert Redford tek başına oynuyor zira film tek kişinin başından geçen bir olayı anlatıyor. Türkçe altyazıyla izlemeye gerek olmayan  All is Lost çok az diyaloğa yer veriyor. Bunun yerine harika görsellerle zenginleştirilmiş bir hikaye anlatılıyor.

Konusu

Yaşlı bir adam Hint Okyanusunda yatıyla gezerken bir yük kuru yük konteynırına çarpıyor ve çarpmanın etkisiyle savrulup bayılıyor. Uyandığında kendisini koca okyanusun ortasında telsizsiz,  navigasyonsuz, radyosuz  bir başına kalmış halde buluyor. Ekipmanları olmadan okyanusun ortasından kurtulmanın zor olduğunu bilen adamın tek umudu kendisinin cesareti ve denizcilik tecrübesidir. Yapabileceği tek şey ise koskoca okyanusun dalgalarının sesini dinleyerek yakınlarından bir gemi geçmesini beklemektir. Ancak çok büyük bir sıkıntısı vardır ki tehlikeli köpekbalıkları okyanusta cirit atmaktadır ve adamın doğal kaynakları da bitme noktasındadır.

2 sat 24 dakika süren bir film belki biraz daha kısa sürebilirdi. Okyanusun ortasında tek başına verilen bir yaşam savaşı ilginizi çekiyorsa izleyebilirsiniz.

Filmin İMDB puanı 6,9.

IMDB Link

barda (2007)

Barda

Serdar Akar’ın yönetmenliğini yaptığı , Nejat İşler, Hakan Boyav ve Serdar Orçin’in başrollerde oynadığı 2007 yapımı film tek mekanda geçen filmler arasında tanıttığımız tek Türk yapımı olma özelliğini de taşıyor. Ayrıca 1997’de Ankara’da bir barda yaşanmış olaylardan esinlenilerek yazılmış.

Konusu

Film, Ankara’da bir barda gerçekleşen bir grup gence uygulanan tecavüz, işkence ve cinayeti konu edinir.

Devamlı bir barda takılan genç bir grupla bara ilk defa gelen 5 kişilik yabancı bir grup arasında bir kavga çıkar. Kavga sonunda barın müdavimi olan grup yabancı grup üyeleri tarafından rehin alınır ve öbür gruba sabaha kadar işkence ve tecavüz eder.

Filmin bundan sonraki kısmı, gözleri intikamla bürünmüş olan bu beş şahsın işledikleri suçların hangi adalete dayanılarak cezalandırılacağının sorgulanmasını yapıyor.

Hayat basit sorulardan ibarettir ama cevaplar o kadar da basit değildir. Bir başkasının yaşamına müdahalenin sınırını belirleyen şey ve bu sınırları koruyan şey nedir? Cevaplaması zor olan bu soruların ve cevapların sınırlarını bu film zorluyor. Suç  konusunda oldukça başarılı bir film olan Barda’nın IMDB puanı ise 6,9.

IMDB Linki

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.