moda, film, astroloji, rüya tabirleri, yaşam

Trendeki Kız – Kitap İncelemesi

0 909

Haftanın son iş gününden hepinize merhaba sayın Binkelam okuyucuları. Acar yazarınız Nehir yine bu güne kadar yapılmamış olanı yaptı ve tamamen öznel bakış açısıyla yazılmış bir kitap eleştirisi ile karşınıza çıktı. Kendisi hala onlarca film yazısı yazdığımız bu siteye neden okuduğumuz kitaplara dair birkaç satırlık öneri ve/veya bilgilendirme yazıları da yazmayı şimdiye dek düşünmediğimizi anlamakta zorluk çekiyor. Her neyse, bugün inceleyeceğimiz kitap Paula Hawkins tarafından kaleme alınan ve hem son yılların en popüler polisiye-gerilim yazarı Tess Gerritsen’dan kayda değer bir övgü alan, hem de New York Times’ın çok satanlar listesinde birinci sıraya yükselmeyi başaran Trendeki Kız; orijinal adıyla The Girl on the Train. Yazımızda yalnızca kitaba dair genel görüşler yer almaktadır, bu nedenle spoiler görmekten korkmadan aşağıya doğru ilerleyebilirsiniz.

Yaz mevsiminde evde keyif yaparken, hafta sonunu serin bir piknik yerinde çıkarırken ya da plajda güneşlenirken okunabilecek en ideal kitaplar bana göre korku ve gerilim romanları. Hem zihni fazla yormayan, hem de sürükleyici nitelikleriyle heyecan yaratan ve bir çırpıda bitiveren bu kitaplar entelektüel birikime pek bir katkıda bulunmasalar da insanı eğlendirmek ve kafasını dağıtmak konusunda çok iyiler. Trendeki Kız da söz konusu romanların en başarılı örneklerinden biri.

Merkezinde eşinden boşanmış, alkol sorunları yaşayan temiz kalpli Rachel, Rachel’ın eşi Tom’la boşanmalarından kısa bir süre sonra evlenen Anna ve Anna ile Tom’a komşu olan Megan olmak üzere birbirinden oldukça farklı üç kadının ve İngiltere’nin banliyölerinden Londra’nın merkezine doğru yolculuk eden bir trenin yer aldığı kitap öyküyü tamamen bu üç kadının bakış açısından anlatması itibariyle etkileyici bir dil yakalamış. Özellikle aynı durumun ya da aynı zaman diliminin üç kadının gözlerinden ayrı ayrı anlatılması kitabın odak noktasını oluşturan cinayet olayının faili konusundaki fikrinizin sürekli değişmesine ve son sayfaya –tamam, belki sondan beş önceki sayfaya- dek diken üstünde oturmanızı sağlıyor. Katil ortaya çıktıktan sonraki sayfalar da karakterlerin olay kapandıktan sonraki yollarının okuyucuya ucundan da olsa gösterilmesi ve hikayenin havada kalmaması için ustalıkla değerlendirilmiş.

Trendeki Kız konusu, karakterlerinin çizilişi ve olay örgüsü itibariyle aslında klasik bir polisiye roman olmaktan öteye gidemese de türün binlerce örneği açısından zeka parıltıları barındıran kurgusu ve ne çok basit, ne de fazla kasıntı olan dili, daha doğrusu çevirisi, açısından kurgulanıyor. Sıcak yaz günlerinde ister çalışıyor, ister tatile çıkmış olun, boş zamanlarınızda televizyona kilitlenmenizi engelleyecek eğlencelik bir kitap arayışındaysanız Trendeki Kız’ı size gönül rahatlığıyla tavsiye edebiliriz.

Polisiye tarzdan vazgeçemeyenlerdenseniz “En İyi 10 Yerli Polisiye Dizi” başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz. Keyifli günler dileriz.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.